Çitlembik...

 Arif Akifoğlu

O çocukluğumdan beri en çok özlediklerimdendir..  
Zaman zaman aklıma düşer, hayal meyal tadı gelir damağıma da koşa koşa bi hal olduğum o mucize yıllarımı özlerim; çocukluğumu... 

Artık hemen hemen hiç göremiyorum etrafımda. Zaten çocukluğumun Gebze'sinde Sultan Orhan mahallesinde bir tek sevgili Nazmiye teyzenin evinin bahçesinde vardı benim hatırladığım. Hala duruyor mu bilmiyorum? 

Çok severdim, ne de çok yerdim. Hatta o kadar çok severdim ki, kızmasın Nazmiye teyze diye gizli gizli bahçeye arkadan dolanıp çok aşırdığım da olmuştur. “Allah affetsin” diyeceğim de ‘göz hakkı’ diye bir şeye sığınarak vicdanımı rahatlatıyorum. Hoş kendisi de hiç bir şey demezdi Allah için. Ne çok şey yiyip içmişizdir elinden Allah uzun ömür versin. Hem o hem de diğer bütün komşu evlerin değerli büyükleri az kahrımızı çekmediler. Özlemim tarifsiz o güzel insanlara... 

Benden başka da aman aman pek kimse de sevmezdi galiba onu, öyle kalmış aklımda. Çocukluğumdan beri de hiç selamlaşmadık bir yerde. Sanıyorum buralarda pek bulunmuyor. Ya da bana denk gelmedi. Halbuki öyle hoş bir tadı vardı ki.. 

Eğer rast gelseydik ne çok şeyler söylemek isterdim ona, ne çok şey sormak. Bazen sıkıldığımda da koşar giderdim yanına, hem bıkana kadar yerdim hem de kimseler duymasın diye anlatırdım ne canımı sıktıysa; ilk aşkımı, ilk kavgamı, annemden yediğim azarları, sokakta yediğim ilk dayağı, attığım ilk golümü, yakartop da hakkımı nasıl yediklerini. Çocukluk işte... 

Ama koca adam oldum hala çok özlerim onu; ona iç dökmelerimi, bir şeyler anlatırken attığım kahkahaları, bazen de salya sümük ağlamalarımı amma onları biraz saklardım kolumla gözümü kapatıp, ee çocuk da olsak serde erkeklik var ya. Gıkını çıkarmadan dinlerdi beni, ondan öyle çok severdim ki o çitlembik ağacını ama kimse de bilmezdi onla olan bu muhabbetimi. Okuyan arkadaşlarım belki de ilk kez buradan öğrenecekler... 

Çocukluğumun kokuları, tatları nasıl birer birer burnumda tütüyor bir bilseniz. Ama ben  çitlembik ağacını öyle çok özlüyorum ki. Salkım saçak dalları, minik minik bir sürü meyveleri ile o kadar heybetli gelirdi ki gözüme. Sanki düğün bahçesinde süslenmiş ağaçlar gibi olurdu ilk meyvelerini verdiğinde. Öyle heyecanla beklerdim ki o küçücük şeyleri hele de renginin yavaş yavaş yeşilden kopkoyu kahveye dönmesi ne garip gelirdi bana... 

Tadı gidecek hafızamdan diye de hep korktum, sanki çocukluğumu kaybedecekmişim gibi gelir bana nedense. Öyle yer etmiş ki demek bende... 

Bazen yüzüme çarpan bir rüzgar alıp götürüyor beni çocukluğuma, bazen kulağıma çalınan bir ses, anlam veremediğim bir koku ya da işte çitlembiğin beni dinleyen salkım saçak dalları 

Yaşlanıyorum galiba... 

Kalmadı ki artık o sere serpe sokaklarında koştuğumuz, saklambaç, istop, misket oynadığımız sımsıcak mahalleler, o şefkatli elleri ile terden sırılsıklam olan sırtımıza havlu koyan komşu anneler, kana kana mutfaktan bir koşu buz gibi limonata getiren teyzeler. Hepsi ama hepsi çekip gittiler. Gidenlere özlemle rahmet, kalanlara ise sağlıklı, uzun bir ömür diliyorum... 

“Hadi be insan onu da özler mi?” demeyin. Valla dizlerimin kanayan yarasını bile özlüyorum. Öyle kıymetliymiş ki o sızı şimdi şimdi anlıyorum. Hepsi benden gittiklerinde anladım; o sızı annemmiş meğer, dedem, babaannem, anneannem, arkadaşlarımmış meğer. Keşke onlar gitmeselerdi de benden sızım sızım sızlasaydı dizlerim. Ne çok şeymiş o gidenler. Bana kalanlarla yaşamak da gün geçtikçe keyifsiz bir hal alıyor galiba 

Dön deseler öyle koşa koşa giderim ki o muhteşem günlerime, annemin kucağına, arkadaşlarımla gece yarılarına kadar oynadığımız oyunlara, o kuyunun başına, patika sokaklara.. 

O kadar kanadı ki yüreğim o günlerden sonra, koşa koşa gidebilsem o yıllara; düşsem de kalksam da, her yerim de kanasa umrum bile olmaz inanın, yeter ki bir kaç gün bile olsa gitsem o mucize zamanlarıma, çitlembiğin salkım saçak gölgesine... 


 
 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Arif Akifoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak 7x24 Kocaeli Haber ve Yaşam Portalı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan 7x24 Kocaeli Haber ve Yaşam Portalı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler 7x24 Kocaeli Haber ve Yaşam Portalı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı 7x24 Kocaeli Haber ve Yaşam Portalı değil haberi geçen ajanstır.

04

Deniz Tarsus - Çocukluğuma döndüm. Ben de çok severdim çitlenbiği yeşil olanlarını baldıran otu borularıyla birbirimizi üfleyerek vurmaya çalışır, sarı veya hafif kararmış olan olgun meyvelerini de yerdik. Ne günlerdi....

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 30 Ocak 10:28
05

Arif Akifoğlu - @Deniz Tarsus 04 nolu yoruma cevabı: Hem de ne güzel günlerdi ?İlginiz için çok teşekkür ediyorum ??‍♂️

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 31 Ocak 00:06
03

Aynur Başaran - Anılar ne kadar güzel Ne güzel yazmışsınız

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 30 Ocak 10:26
01

Reşat Keçeci - Arif,kimin şarkısıydı” çocukluğum”?Bizim köyde çitlembike dardağan derdik küçük küçük meyveleri olurdu çok severdim bende ne tesadüf yaş farkıyla sen Gebze’de ben ise Artvinin bir dağ köyünde aynı lezzetleri tatmışız.Anadolu ana gibi sarmış insanları her yönüyle! Çocukluğuma gitti aklım 76 yılımda ahhh hep çocuk kalabilmek ne güzel! Saf temiz yürekle!

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 30 Ocak 09:40
02

Arif Akifoğlu - @Reşat Keçeci 01 nolu yoruma cevabı: Abi Tanju Okan'ın var çocukluğum diye bir sarkısı.Anılar ne kıymetli. Demek siz de seviyordunuz? Cok teşekkür ederim değerli yorumunuz için

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 30 Ocak 10:25