Meçhul Asker Ruhu Taşıyanların Bayramı

26-30 Ağustos 1922’de yapılan Büyük Taarruzu 4 günde kazanılmış bir savaş olarak görürsen yanılırsın.

30 Ağustos sadece bir sonuçtur.

Zafer 19 Mayıs 1919’da başlar.

Birinci Dünya Savaşı sonunda imzalanan Mondros Mütarekesi ve Sevr Antlaşmasıyla kendi vatanımızda özgürce yaşamamız elimizden alınıp topraklarımız parsel parsel düşmanlara teslim edildi.

Bir büyük adam, yanında 18 arkadaşıyla birlikte teslimiyeti reddederek Samsun’a çıktı. Eğer bu vatan kurtulacaksa, kurtaracak olan İstanbul değil, Anadolu’ydu.

Bu büyük adam, önce Amasya Genelgesi, ardından Erzurum ve Sivas Kongreleriyle Türk Milletinin teslimiyete karşı çıkmasını sağladı. Sonra da memleketin yönetimini halka vermek için Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni kurdu.

Kurşunun kurşunu vurduğu Çanakkale Zaferinden sonra vatanın kurtarılabileceğine olan inancın pekiştiği Sakarya Meydan Savaşları ile Türk Milleti 1699 Karlofça Antlaşmasından beri ilk defa geri çekilmedi.

Sana sürekli unutturulmaya çalışılan Sakarya Meydan Savaşı, 220 yıldır durmadan toprak kaybeden bir milletin savunmadan saldırıya geçtiği çok önemli bir savaştır.

Doğuda Ermenistan, Güneydoğu ve Karadeniz’de İngiltere, Güneybatıda İtalya, Güneyde Fransa, Batıda Yunanistan’la savaşırken, bir de hainlerin hiç eksik olmadığı bu topraklarda isyancılar, yağmacılar, bozguncular ve mandacılarla savaşıldı.

30 Ağustos zaferinin ardında; sırtında yeni doğmuş bebeğiyle cepheye cephane taşıyan köylü kadınların, varını yoğunu Türk ordusunun ihtiyaçları için veren halkın, vatanı için günde bir dilim ekmek ya da bir tas hoşafla aç, susuz, yırtık çarığıyla canını vermekten çekinmeyen askerlerin ve halkı kurtuluşa çağıran kalemini satmamış birkaç gazete ve yazarın inanılmaz emeği vardır.

Bu teslim olmayan vatanseverlerin milli birliği sayesinde Türk kağnıları düşman kamyonlarını yendi.

Şunu hiçbir zaman unutma…

Türklerin Anadolu’ya ilk giriş yaptığı 1040 yılındaki Dandanakan Savaşı, 1071 yılında Anadolu’nun tüm kapılarının açıldığı Malazgirt Savaşı, 1176 yılındaki Anadolu’nun artık bir Türk yurdu olduğunun ispatı olan Miryakefalon Savaşı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla sonuçlanan 30 Ağustos 1922 Başkomutanlık Meydan Savaşı sana unutturulmaya çalışılan gerçek tarihindir…

Sen tarihini ve Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartının özünü unutursan tabii ki sana hem “30 Ağustos halkın genelini ilgilendiren bir bayram değildir” diyenler olur hem de milli bayramlarını coşkuyla kutlaman engellenir.

30 Ağustos Zafer Bayramı;

“Düşman cesedimi çiğnemeden Antep’e giremez!” diyen Şahin Bey’in,

19 yaşında Kuvayı Milliye’ye katılarak pek çok cephede savaşmış ve 22 yaşında şehit düşmüş Gördesli Makbule’nin,

Kahramanmaraş’ta düşmana ilk kurşunu atan Sütçü İmam’ın,

9 yaşından itibaren Konya İsyanı, I. ve II. İnönü Savaş’ları, Sakarya ve Gediz Savaşlarında cephede savaşıp 12 yaşında “Onbaşı” olan Nezahat’in,

Egedeki Yunan işgalinde düşmana ilk darbeyi vuran Yörük Ali’nin,

300 kişilik Kuvayı Milliye gücüyle İzmit, Bursa, Adapazarı ve Bilecik’te savaşan Kara Fatma’nın,

Kastamonu’da toplanan cephaneleri Ankara’ya götürürken mühimmatın ıslanmaması için kazağıyla örttüğü için 21 yaşında donarak şehit olan Şerife Bacı’nın,

8 kez kurşun yediği halde taşıdığı sancağı bırakmayan ve askeri üniformayla kılıç kuşanıp, birliklerin önünde bayrak taşıyan İğneli Pembe Hatun’un,

İzmir’in işgali sırasında ziynetlerini satıp at, silah ve çizme alarak savaşa katılan ve kırık bacağıyla İzmir’e ilk girenlerin arasında bulunan Binbaşı Ayşe’nin,

Ve…

Dumlupınar’da, bedeni bir top mermisinin açtığı çukura gömülmüş ama kolu toprağın üstünde sancağı dimdik tutan Meçhul Askerin bayramıdır.

30 Ağustos; Hindistan’ın siyasi ve ruhani lideri Gandi’nin “Mustafa Kemal İngilizleri yenene kadar ben Tanrıyı İngiliz sanıyordum” dediği bayramdır.

30 Ağustos; ülkesinde sadece Atatürk heykelinin dikilmesine izin veren Küba lideri Castro’nun “Biz bağımsızlık ruhunu ondan öğrendik. Biz sadece bir devlete karşı savaştık ama O, dünyanın en güçlü ordularının hepsini birden yendi. Hayatında hiç yenilmemiş tek asker Atatürk’tür” dediği bayramdır.

Yani 30 Ağustos…

Emperyalizme karşı tüm ezilmiş ülkelere bağımsızlık bilincini aşılayanların, Türkiye Cumhuriyeti’nin ebedi koruyucularının, Ve Meçhul Asker ruhu taşıyanların bayramıdır!

Elbette vatanseverlikten, ulus bilincinden, millet olma şuurundan ve meçhul asker ruhundan yoksun olanlar bu bayramı anlayamaz…

Çık dışarı! Al eline bayrağı! Virüsle arana sosyal mesafe koy. Ama…Atatürk ile arana mesafe konmasına ASLA İZİN VERME!

Ve sakın aklından çıkarma! 30 Ağustos’u kazananlar kutlar, kaybedenler değil…

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN!

YORUM EKLE
YORUMLAR
Eyüp
Eyüp - 12 ay Önce

Harika bir yazı. Tebrik ederim hocam

Y.Hakan ÖZÖN
Y.Hakan ÖZÖN - 12 ay Önce

Bu yazınızın bendeki tarifi şudur Hocam: Erkekler ağlamaz ya da göz yaşı dökmez diyenlere çok güzel bir yanıt gibi olmuş sayın Hocam , bu yazıyı okurken gerçekten gözlerim doldu ve o yaşlar aktı, bunun üstüne diyecek bir şeyim yok... Bizler bugün burada olmamızı sağlayan Başta Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ve Tüm Kahramanlara minnettarız, Varolun Hocam.

Mustafa Giray
Mustafa Giray - 12 ay Önce

Ancak bu kadar güzel anlatılabilir bu bayram.Yüreğine,gönlüne,kalemine sağlık hocam.

Nergis
Nergis - 12 ay Önce

Kalemine sağlık hocam. Allah seni var etsin.