Dört yıl önceydi

Karlı bir kış günü

Aralık’ın son demleri...

Telefonum çaldı

Daha önce samimiyetimiz yoktu değerli hanımefendi ile

Baktım ekranda onun adı

“Allah Allah hayırdır inşallah” dedim kendi kendime ve en kibar ses tonumu takınarak büyük bir nezaketle “efendim” dedim

Araya bi parantez; kızım bu çok nezaketli hallerim için “bizim seni tanıdığımız öbür hallerini de ifşa etmek lazım, ikinci yüzünü de görmeli herkes” der durur hep de, ben de bütün çirkefliğimle ağzının payını veririm her zaman: )

Efendim dönelim konumuza; hanımefendi ile tanışmamız değerli Gülümser Ayhan hocanın bana bir teklif için açtığı telefonla başlamıştı aslında

‘Aşkın Tuna Şarkıları’ gecesi için Duygu hanımın düzenleyeceği Geleneksel İzmit Buluşmaları’ na katılıp bir solo şarkı söylememi rica etmiş, ben de artizlik yapıp ‘yok, olmaz’ nazından sonra balıklama atlayıp kabul etmiştim bittabii: ) Vee şovumla bağğzıları, ismi lazım değil, çatlasa da yıkmıştım ortalığı : )

Sonra da efsane kantocu Nurhan Damcıoğlu ile yaptığım bir düetle başka bir İzmit Buluşmaları’ nda devam etmişti bu fasıl...

İşte bu ilk tanışmadan sonra gelen o telefonda hanımefendi bana yeni kuracağı internet portalında haftada bir yazı yazmamı teklif edivermişti

Açıkça söylemem gerekirse kısa süren bir tanışıklık sonrası bana böyle bir teklifle gelmesine çok şaşırmıştım. Çünkü ne böyle bir deneyimim olmuştu ve ne de Duygu hanımda öyle bir intiba bırakmama sebep...

Zor işti, hiç deneyimim yoktu daha önce. Yine bir artizlik yapıp hemen kabul etmem gereken bir teklifti: ) ama bu sefer düşünmek için süre istedim

Kolay değildi tabii; bunca yıl ilmik ilmik ördüğüm kariyerimin bir anda çöpe gitmesi mevzu bahis olabilirdi : )

Yani kolay kolay riske atılacak bir durum değildi

Dost var düşman var değil mi efendim : )

Ama içime de o kurt düşmüştü işte, bi kaç gün düşünme sonunda herşeyi göze alıp “evet” dedim hanımefendiye...

Ve kendimden beklemediğim bir performansla, aralıksız yazarak, dört yılı da bitirdim işte bu Aralık’ta ve hem de meslekte bu ilk deneyimimle kısa sürede zirveye tırmanarak : )

Kendisinin dostluğuna, desteğine, bana olan inancına hep müteşekkir oldum bu süreçte...

Sonra da ben yetmiyormuşum gibi ikinci bir Akifoğlu’ nun, yani kızımın, yazması için de ben ona bir teklif götürdüm

Bu sefer de o “üniversitede okuyan genç bir kızın disiplinle bu süreci götürüp götürmeyeceği ile ilgili tereddütleri olduğunu” söyledi ilk başta, ama sonra sağ olsun kırmadı beni..

Şimdi o da bu kararından sonra çok mutlu sanırım, kızım da sağ olsun bizi mahcup etmedi ve büyük bir disiplinle çiziyorumlarına devam ediyor yıllardır..

Sırada başka Akifoğlu’ ları da var bakalım : )) Böyle böyle portalı ele geçireceğiz, niyetimiz öyle : )

Neşe-i Sağlık Korosu’ ndaki BAŞassolistlik unvanımdan sonra burada da söke söke BAŞyazarlık unvanımı, her türlü çirkefliği yaparak, aldım takdir edersiniz : )

İşte 5.yıla merhaba demenin mutluluğunu yaşıyorum bu günlerde, hem de hiç aklımda olmayan bir kulvarda 4 yıldır yazıp sizlerle buluşarak..

Önce hanımefendiye bana olan güveni için ve sonra da, tabi ki en büyük öncelikle, siz sevgili yazı dostlarıma; her gün ilgiyle süren takipleriniz, eleştiri ve görüşleriniz için, beni hiç yalnız bırakmadığınız, hep yanımda olduğunuzu hissettirdiğiniz için minnettarım..

Olmasaydınız bunca yıl olamazdım;

Varolun....