Şu  anda yaptığımızın adıdır.

Mutluluk kaynağıdır.

Sosyalleşmektir.

Değerli bulunmak ihtiyacıdır.

Değer vermektir.

Farkındalıktır.

½ olmaktır.

Seyahat kartınızı unuttuğunuzda,  bindiğiniz toplu taşıma aracında etrafınıza bakınmaktır.

Sınavda kopya çekmektir.

Gerçekte, insanlar arasındaki doğal yetenek farkı sanıldığından azdır. Olgunluk çağına geldiklerinde, türlü mesleklerden insanları birbirinden ayırt eder görünen çeşitli yetenekler, genellikle, işbölümünün nedeni olmaktan çok, sonucudur.

Herkes, insan yaşamı için gerekli, elverişli, hoşa giden nesnelerden yararlanabilmek üzere bulabildiği olanak ölçüsünde zengin ya da yoksuldur. Ama işbölümü, bir kez yer etti mi, bu şeylerin pek azını insan kendi emeği ile elde edebilir. 

Başkalarının, bilgisinden, emeğinden ve fikirlerinden yararlanmak zorundadır.

Başkalarının emeğinden edinmesi; üzerinde egemen olabileceği ya da satın almaya gücü yeteceği emek miktarına göre, zengin veya yoksul olması demektir.

Dünyadaki tüm siyasi sistemler, bu temel gerçek üzerine kurgulanmıştır.

Doğada denge, kendiliğinden yerli yerine oturmuştur.

Farklı olan, insandır!

Kendi dengesini, tarih boyunca kuramadığı gibi, doğanın var olan dengesini de tehdit etmeye başlamıştır.

Niçin?

Paylaşmayı beceremediğinden..

Tüm savaşların gerçek nedeni de budur. Hatta, dinlerin ortaya çıkmasının nedeni de..

Oysa, paylaşmak mutluluktur.

Acıyı paylaştığınızda, azalır.

Mutluluğu paylaştığınızda çoğalır.

Paylaştığınız oranda insan olursunuz. İnsanı değerlerinizi yücelttikçe, paylaşır, kenetlenirsiniz.

Mutluluğun başka bir formülü yok!

Ailede, okulda, iş yaşamında, kısaca tüm sosyal yaşamda..

Peki, becerebilir miyiz?

Neden olmasın. Bunu becerebilen toplumlar var.

Tek bir yolu var. Eğitim!

Küçük yaşlardan itibaren..

Paylaşımı, yaşam kültürüne dönüştürmek mümkün.

Finlandiya yaptı. Japonya yapıyor. Gelişme kaydeden pek çok ülke var.

Bizde de, Atatürk'le başlamıştı. Ölümü ile sona erdirildi.

Başkalarının emeği ve kaynakları ile zengin olan küresel sermaye izin vermedi.

Bakın çevrenize!

Huzurlu ve mutlu bir ülke miyiz?

Böyle bir ülke var mı?

Eğer varsa, böyle bir ülkede yaşamak nasıl bir şey?

Sorun, öğrenin.

Danimarka'da, İsviçre'de, İzlanda'da, Avustralya, Yeni Zelanda'da sorun sokaktaki insana..

Sonra, kendinize sorun.

Cevabı çok basit..

Paylaşma kültürü!

Bizde yok.

Tarlada 50 krş olan soğan, markette 5 TL..

Her köşe başında özel hastane, devlet hastaneleri içler acısı..

Metropollerde, her mahallede özel okul, devlet okulları içler acısı..

Tesadüf mü?

Siz karar verin.

Ne diyor şair; 

“Yaşamak; bir ağaç gibi tek ve hür, 

  Ve bir orman gibi kardeşçe..”

Bizim şairimiz! 

Karşılığı?

Cezaevi..

Bugün içinde bulunduğumuz koşullar?

Açık cezaevi. Süresi olmayan.

Gerisi?

Boş laf..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.