Ülkemizin kurumlarının yaptığı açıklamalar kamuoyu ile paylaştığı rakamlar bir çok konuya bir çok gelişmeye yön veriyor.

Günlerdir gündemde olan ve sendikaların, siyasetçilerin önünde açıklamalar yaptığı, güvenlik güçlerinin müdahalesine karşı karşıya kalanların yaşadıkları kötü görüntünün öne çıktığı,

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK),

Bağımsız Enflasyon Araştırma Grubu (ENAGRUP),

dün haziran ayı enflasyon rakamlarını açıkladı.

TÜİK’e göre,

Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık yüzde 78.62,

Haziran ayında yüzde 4.95,

Son 6 aylık olarak ise yüzde 42.35,

Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) yıllık yüzde 138.31

Haziran ayında yüzde 6.77,

ENAGRUP’a göre,

E-TÜFE Haziran ayında yüzde 8.31,

12 aylık olarak yüzde 175.55,

Son 6 aylık olarak yüzde 71.44

İki ayrı grubun bu rakamsal boyutta yaptığı açıklama birbirinden çok farklı olduğu için içinde bir çok soru barındırıyor.

Motorine yüzde 257

Benzine yüzde 238

Mutfak tüpüne yüzde 190

Ekmeğe yüzde 180

Ulaşıma yüzde 175

Otogaza yüzde 162

Şekere yüzde 340

Doğalgaza yüzde 300

Elektriğe yüzde 260

Ete, süte yüzde 195

Zam geldiği bir dönemde yıllık enflasyonun TÜİK tarafından yüzde 78.62 olarak açıklanması doğal olarak tartışmaya neden oldu.

TÜİK’in rakamlarına göre,

Çalışan memurun,

Memur emeklisinin,

SSK ve BAĞ KUR emeklisinin,

Sözleşmeli çalışanların,

Maaşlarına yapılacak temmuz zammı belirleneceğinden bu kapsama girenler rakamları merakla bekliyordu.

Hepsinden önemlisi, adaletli, inandırıcı bir enflasyon oranının açıklanması umut ediliyordu.

Çarşıda, pazarda, markette, manavda, kasapta, akaryakıt bayileri önünde karşı karşıya kaldıkları rakamların alım güçlerini ne kadar zorladığı bire bir yaşadıkları için yapılacak zam oranı ile biraz nefes almayı umut ediyorlardı.

Asgari ücretteki ek zamda olduğu gibi,

TÜİK’in açıkladığı yüzde 42.35’lik 6 aylık enflasyon rakamı ile maaşlara gelecek zamlar hayal kırıklığı oluşturdu.

Asgari ücret tespit masasında yer alan Türk-İş Konfederasyonu’nun yaptığı araştırmada,

4 kişilik bir ailenin,

Açlık sınırının 6 bin 391 TL.

Yoksulluk sınırının 20 bin 818 TL olduğunu açıklamıştı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin katıldığı bir televizyon programında,

Türk-İş’in yaptığı bu açıklamadaki açlık sınırı rakamını kabul etmeyerek,

Açlık sınırının 3 bin 600 ile 4 bin TL arasında olabileceğini açıkladı.

Bu açıklamayı,

En düşük emekli aylığının 3 bin 500 TL olmasının ardından resmen emeklilerin açlık sınırı altında maaş alacağı şeklinde yorumlayabilirim.

Değerli okurlar,

Yaşamımızdaki alım gücünün her geçen gün eridiği bir dönemde enflasyon rakamların farklı oluşu ve bu rakamların maaşlara yönelik artışın umut edilen düzeyde olmaması hem kafaları iyicene karıştırdı, hem de umutları aldı götürdü.

Bu rakamlar bize önümüzdeki sürecin özellikle kış aylarının çok zor geçeceğini çok net bir şekilde gösteriyor.

Hepimizi çok zor bir dönem bekliyor…