RÜYADA ÖLÜM ÖTESİ DENEYİM

Merhaba sevgili canlarım,

Dünya üzerinde milyonlarca insan ölüme yakın bir deneyim yaşamıştır. Bu deneyim sonrası insanlar incelenmiş ve ortak neler yaşanmış aşamaları tespit edilmiştir. Birçoğu nadir görülen vakalardır. Bedenin dışına çıkmışlar ve tünelde bir deneyim yaşamışlardır. Çocuklara baktığımızda da daha çok ışıklı varlık deneyimleri yaşamış olduklarını görüyoruz. Hatta deneyim sonrası ölümden korkmadıklarını görüyoruz. Kimi de daha az belirgin değişimler gösteriyorlar. Çoğunu altıncı hissi güçleniyor, daha akıllı oldukları gözleniyor.

Evet ölümün eşiğinden dönmüş olanlardan biri de benim herhalde… Birkaç sene önce Rüyada yaşadığım sıra dışı bir olay sırasında başıma gelen durumu o zamanlar pek anlamlandıramadım ve gerçekte ne yaşadığımı bilemedim. Daha sonra yaptığım araştırmalar beni “Ölüme yakın deneyim” yaşamış olduğum durumuyla karşı karşıya getirdi. Bu sebeple önce Rüyada yaşadığım deneyimimi paylaşmak daha doğru olacak diye düşünüyorum.

Ramazan ayında akşam üstü işten çıktım, eve geldim, iftar için hazırlık yaptım, iftardan sonra üzerime bir yorgunluk, ağırlık çöktü ve saat 11:00 gibi salonda koltuğa uzandım ve uyuya kaldım. Halbuki uykum yoktu kitap okumayı düşünüyordum bende ne olduğunu anlayamadım. Eşim alt kata inmişti ve oğlumda odasına çekilmişti.

Rüyada Köyde Millet bahçesi denilen geniş bir alanda yolun ortasında büyük, çift kişilik, beyaz çarşaflarla süslenmiş, temiz, düzenli bir yatak vardı. Alanın bir köşesinde olduğu gibi boydan boya uzanmış mutfak tezgahı duruyordu. O mutfakta birçok işlem yapılıyordu. Tam o sırada bir din adamının sesi kulağıma geldi bazı bilgiler aktarıyordu. İyice kulak verdim ve sessizce dinlemeye çalıştım. Sonra birden Peygamber efendimizin ışık geçişleri diye farklı bir konuyu anlatmaya başladı. İşte tamda bu sırada rüyada saat 12:00’ye gelmişti ve ben karanlık bir tünelde sağımda solumda irili ufaklı renk renk ışıklarla, kendimde bir ışık olarak ilerliyordum. Sanki evrende sonsuz boşlukta süzülen ben koridor gibi karanlık bir alan içerisindeydim. Nefes alamadığımı ve kalbimin olmadığını fark ettim. Sanki sadece gözlerimle bakıyor bedenim yok gibiydi. Yolun sonunda karanlığın bittiği yerde muhteşem bir aydınlık vardı. Bu güçlü bir kaynak olmalıydı sanki O’ndan başka bir şey yoktu. Artık vakit gelmişti Yaradan’a dönüyordum. Ben etrafa bakınıp ne olduğunu anlamaya çalışırken aniden,

Biri kulağıma seslendi “Sen nereye gidiyorsun?”,

“Senin yapacak daha birçok görevlerin var”

“Geri dön” dedi…

Ve ben aniden uzandığım koltukta korkuyla bir anda deneyimin başlangıcına geri döner gibi, benliğimin bir anda çekilerek, büyük bir hızla bedenimle tekrar bütünleştiğini hissettim. Bu öyle bir hızla oldu ki, uzandığım koltukta sıçrayarak, derin bir nefesle gözlerimi açtım.

Televizyonda konuşan o din adamını görünce şaşırdım kaldım, saate bakınca iyice şaşkınlık yaşadım. Saat gerçekten 12.00 gösteriyordu. Sanki zaman hiç geçmemişti. Sanki farklı bir alem de farklı bir gerçeklik algısı içerisinde anlık yaşamış ve şimdi yine buradaydım. Bu deneyiminden sonra birkaç dakika kadar kendime gelemedim. Hala biraz önce yaşadığım algı ötesi deneyimin etkisindeydim. Bu “güzel” deneyimimi birkaç yıldır kimseyle paylaşmadım.

Bu deneyimimi yazıya aktarmak gerçekten benim için çok zor. Hala doğru sözcükleri bulmakta güçlük çekiyorum. İnsan bazı yaşadığı sıra dışı deneyimleri aktarmakta gerçekten zorlanıyor. Sizin anlayabileceğiniz hale getirebilmem ancak bu kadar oldu.

Sanki 48 yıllık hayatımda gördüğüm her şey bir rüyaydı ve o anda her şeyi daha iyi algılayabiliyordum. “Görüyordum”, “duyuyordum” demiyorum çünkü görmek ve duymak kavramlarından daha güçlü bir algı biçimine sahiptim, sadece “biliyordum” ve farkındaydım. Algılarım çok açık, net ve her şey gerçek gibiydi. Sanki yaşam uykusundan uyanmıştım. Bazen rüyadan uyandığınızda, “Her şey ne kadar gerçekti” dersiniz ya aynen tam da öyle…

Bilinçaltımın ne kadar üst seviyede olduğunu öğrendim. hiç unutamayacağım sonsuz bir aşk duygusu ve sevgi hissettim. Dünya üzerinde yaşarken bu sevgi duygusunun yüzde birini hissetmiş olsaydınız belki de kalbiniz gerçekten dayanmayabilir zaten ölürdünüz. Saf bir sevgi O…

Çocuğunuza, ailenize, arkadaşlarınıza karşı olan sevginizi düşünün. Bu duyguyu bir kere hissedip yaşasanız bile, hayatınız boyunca yaşayacağınız dünyevi tüm sevgilerin size sahte ve anlamsız geleceğine emin olabilirsiniz.

Sessizce bir rüya içerisinde bedenden ayrılıp bir daha geri gelmemek üzere gitmiş olabilirim düşüncemle belki de şu anda yaşamıyor olabilirdim. O anı zaman zaman düşünüyorum. Ne var ki, o dönemde nasıl araştıracağımı bilmiyordum. Aslında neyi araştırmam gerektiğini çözümleyememiştim. Bu bir astral beden seyahati miydi? yoksa bilincimin bir oyunu muydu?

İçimi öyle bir huzur duygusu sardı ki artık yaşanılan acıların, sıkıntıların hiç bir önemi kalmamıştı. Durum gayet basit ve ortadaydı. Çok farklı bir gerçeklik duygusu içine girmiştim. Sanki ben yoktum artık O yani Yaradan vardı. Baştan beri ona aittim, şimdi yine O’na geri dönüyordum.

Bu öyle bir uyanıştı ki daha önce söylediğim gibi inanın anlatması o kadar güç… Bir süreliğine unuttuğum bu yaşadığım deneyimi tekrar araştırmak için kolları sıvadım. Karşıma çıkan ifade “Ölüme Yakın Deneyim” di.

  

Bu deneyimleri yaşamış kişilerin anlattıklarını okudum hatta uzun bir zamandır da öğrencilerimden de yaşadıkları hikayelerini dinliyorum. Genelde yaşanılanlar aynı. Sadece hissedilen duygular farklı. Herkes aynı şeyleri anlatıyor, hatta anlatırken bile aynı kelimeleri kullanıyordu. Kendi deneyimimden dolayı sanki kişinin anlatırken bir sonraki kelimelerinin ne olacağını bile tahmin edebiliyordum.

Düşünün ben “Astral Beden Seyahati” olduğunu sandığım deneyimim bir ölüm ötesi deneyim olduğunu anlamıştım. Şaşırmış, heyecanlanmış ve korkmuştum.

Kısaca duyduklarıma baktığımda, kişilerin hep hayata yeniden döndükleri ve Ölüme yakın deneyim yaşamış olmasıydı.

İnanın bu yolculukta en önemli olanlar; acı duymamak, huzur bulmak, bedenin dışına çıkmak, tünelde olmak, ışık olmak, ışık saçmak, hayatını yeniden gözden geçirmek, geri dönüşe gönülsüz olmak ve kişiliğimizin dönüşüm yaşıyor olmasıdır.

Ölüme yakın deneyim yaşamış insanlar, sevgi dolu, şevkatli, bilmedikleri bir konu üzerine olağan üstü bir sezgiye sahiptirler. En önemlisi de Rüyalarında geleceği görmeleri ve olayları olağanüstü sezgileriyle kesin bir şekilde tahmin etmeleriydi.

Bu tür bir deneyim kimi zaman sizi değiştirir kimi zaman da değiştirmeyebilir. Muhtemelen bende de rüyalarla önceden görme yeteneğimin aktif hale gelmesine sebep olmuş olabilir diye düşünüyorum. Dayımın, anneannemin, annemin ve başkalarının hastalıklarını, ölümlerini önceden görmüş olmam gibi…

Sevgi ve Işıkla kalın…

Lale ataman Spiritüel Yaşam Koçu & Eğitmen & Şifacı & Yazar

YORUM EKLE
YORUMLAR
Nina
Nina - 2 yıl Önce

https://medium.com/@murat.cileli/%C3%N6l%C3%BCme-yak%C4%B1n-deneyimim-near-death-experience-ca368ccf135c hanginiz doğru söylüyor?