01.04.2021, 00:00

Sakin Ol Champ – Sakin Şehirlerdeyim…

Bir cuma akşamı iş çıkışı arkadaşıma ‘hadi buluşalım da içimizi dökelim ve beraber toplayalım’ dedim. Mevzular uzun, zaman kısa, külkedisinin bile gece yarısına kadar izni var ama bizim yok, hal böyle olunca cumartesi için kısa bir yol serüveni iyi gelir diye düşünerek hızlı şehrimizden sakin bir şehre sürdük arabamızı.

Varış noktası Taraklı – 1 saat 17 dakika diyor navigasyon. Otobandan çıktıktan sonraki yolda nasıl keyif aldığımızı tarif edemem ama çabalayabilirim. Türk filmlerinde evden kaçan kızlar vardır ya hani büyük umutlarla büyükşehirde yeni bir hayata başlama heyecanıyla yüzünde güller açan, işte onun bi benzerini hayal edin. Arada, araladığımız camdan sızan hafif bir kar havası, yamaçlarda kurulu evlerden gelen sobaların kokusu, pamuk şekerinin en haraketlisi olan ve bize yön veren bulutlar ve olmazsa olmazım yol şarkılarım eşliğinde girdik Taraklı’ya.

Önce meydanda bi soluklanıp rota belirleyelim diye düşündük. ”Sakin Şehir” ünvanına layık olacak şekilde sessiz ve dingin bir kasaba bizi bekliyordu ve pandeminin de etkisiyle turist gürültüsü, yerini meydanda şarkı türkü söyleyen bir abimize bırakmıştı. 

Meydanda tüm heybetiyle 1517 yılından beri içinde dua edenlere huzur veren ‘Kurşunlu Camii’ bulunuyor. Kubbesi kurşunla kaplı olduğu için bu ismi almış ve Taraklı’da ayakta duran en eski eser. 

Sakarya’ya bağlı Taraklı, 2011 yılında Cittaslow Birliği’ne kabul edilmiş. Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesinde bahsettiği üzere halkın şimşir kaşık ve tarak yapması nedeniyle adının Yenice Tarakçı olarak bilindiği ve zamanla da Taraklı olduğu söyleniyor. Ormanlarla kaplı ve on binlerce şimşir ağacıyla çevrili bu yerde hala geleneksel el sanatı yaşatılıyor. Eski bir konak olan Kültür Evi’nde ilçenin tarihini ve kültürünü yansıtan objeler sergilenirken, tahta kaşık oymacılığı yapan İsmail Usta da tezgahında sanatı ve ekmek parası için çalışıyor. Taraklı’da meşhur bir söz varmış “Taraklı’da evler insan nefesiyle yaşar, teriyle ayakta kalır!” diye İsmail Amcayı da görünce doğruluğunu tescillenmiş olduk. 

Bu kadar tarak dedik şimşir dedik hep kullandığımız ama nerden çıktı acaba diye merak etmediğimiz ‘Kel Başa Şimşir Tarak’ deyimine bir bakayım dedim. Hikayeyi olduğu gibi ekliyorum.

Deyimde kullanılan şimşir sözünün aslı çok sert ve dayanıklı olduğundan, tarak, cetvel vb. yapımında kullanılan şimşir ağacından geliyor. Eskiden zengin bir aile, kızlarını gelin ediyorlarmış. Erkek evine, bohça bohça hediyeler gitmiş. Kayınvalide, iki görümce ve eltilere, yaş ve aile içindeki durumlarına göre altın, gümüş kaplamalı, fil dişi ve şimşir taraklar diğer armağanlarla verilmiş.

Küçük elti ağır ve ateşli bir hastalık geçirdiğinden saçları dökülmüş ama bunu aile dışında bilen yokmuş. Kendisine de şimşir tarak verilince, küçük elti kelliğini unutup armağanları getiren kadına sızlanmış; Herkese altın, gümüş tarak bana da şimşir öyle mi? Yeni gelin şimdiden benimle uğraşıyor deyince kayınvalide de utanmış ve o kızgınlıkla ‘ enin ki gibi kel başa şimşir tarak çok bile’ deyivermiş. Rahat rahat yazabiliyorum zira oğlum da yok kayınvalidem de J.

Bu hikaye kısmı, gerçekte ise şimşir tarak kullanan kişilerin saç sorunu olmadığı biliniyor hatta bazı kişilerde saç çıkarttığı bile. 

Gelelim Taraklı Evlerine, geçmişi 300 yıla yakın olan bu evler 2-3 katlı Osmanlı Mimarisinin izlerini taşıyor ama gel gör ki çoğu harabe olmuş bile. Pencereleri, ahşap cumbaları kendine has renkleri ve ilgimi en çok çeken kapıları ve kapı tokmaklarıyla HOŞBULDUK dememizi bekliyor. 

Taraklı benim uzun süre kalabileceğim bir yer değil ama siz eğer kalmak isterseniz konak seçenekleri güzel. Aynı zamanda kaplıca otelleri de giderek daha fazla ilgi görmeye başlamış. Kalamasak da bi kahve içimlik Hacı Rıfatlar Konağı’na uğradık ve farklı bir sunumla dere sesi eşliğinde bir yudum dinlebildik. 

Ve bir de Göynük’te yemek yiyelim diyerek arabamıza doğru yol alırken benim bir kuralım geldi aklıma. Gittiğim yerlerden bir şey almak gibi bir mecburiyet hissim var bir çeşit hastalık gibi. Yol üstünde Alaaddin amcamızdan şimşir kaşıklarımızı alırken anahtarlıklardaki bağlamalar dikkatimizi çekti sonra bir de baktık ki Alaaddin Özkan amcam bağlama çalıyor, ne demişti Neşet ERTAŞ ‘Nerede bir türkü söyleyen görürsen korkma, yanına otur. Çünkü kötü insanların türküleri yoktur’. Biz de çömeldik ve bir yeşil ördek dinledik en derinden bir offfff çekerek. 

Göynük yolunda sağ koltukta oturuyor olmanın şansıyla etrafı doya doya izledim. Derken sıra sıra kavak ağaçları arasında sonsuzluğa serilmiş kraliyet halısı gibi yabani bal çiçekleri gördüm fakat durmak için geç kalmıştırk. Benim adım da Ümran ise ben buraya gelir fotoğrafımı çekerim desem yaparsın dersiniz sanırım.

Yaklaşık 30 dakika sonra vardık Bolu- Göynük’e. Taraklı gibi Cittaslow ünvanı almış en yeni yerlerden biri ve tipik ahşap konak örnekleri Göynük’te korunmuş durumda. Karnımızın zil çalıyor oluşunu duymazdan gelerek şehri tepeden görelim öyle gezeriz dedik ve Zafer Kulesi’ne tırmanmaya başladık. Zafer kazanmak zordur ve bu zorluğu az da olsa gösterebilmek adına zorluk çekmek gerekir dercesine en tepeye inşa edilmiş kule. Kurtuluş Savaşı’nda elde edilen zaferlere itafen 1923 yılında cumhuriyet döneminin ilk kaymakamı Hurşit Efendi tarafından yaptırılmış. Üç katlı kuleden şehrin her noktası görünüyor ve ben tam bu alanda kendimi Karlovy’de gibi hissettim evet evler burada inci gibi bembeyaz sıralanmış ama hissiyat böyle. 

Enerjimizi de kaybettikten sonra bana göre günün en iştah açıcı anına sıra geliyor Bolu sınırlarındaysak +500 gram kaçınılmaz o da en iyi ihtimal. Yöresel yemeklerinden iddialı olduklarını söyleyen Osmanlı Sofrası’na bir girişimiz bir de çıkışımız vardı. Evet size o kötülüğü yapacağım ama sorun bi niye? ilk fırsatta gidin siz de yiyerek mutlu olun diye.

Midemizi sevindirdik sıra geldi ruhumuzu sevindirmeye. Çubuk Gölü’nden kısaca bahsetmek isterim. Dağların arasında, ağaçların kıyısında bir göl. Göle girmek tehlikeli ve yasak ama düşlere dalmak serbest. Çubuk Gölü’nü diğerlerinden ayıran özellik ise yel değirmenleri. Değirmenler aslında dizi film çekimleri için yapılmış ve maalesef şimdilerde atıl durumda. İster Don Kişot gibi yitik bir savaşçı olursunuz ister Sancho gibi gerçekleri görmek istersiniz. 

Ve dönüş yolundayım, belki de yıllardır duyduğum ve hayal ettiğim yeri bulmuş olabilirim. Hikayemde paylaştığımda sorduğunuz ve zamanı durdurmak isteyebileceğim yerdeyim, sonsuzluğa giden KAVAKLI YOL’da.

Doğru ve yanlışın ötesinde bir bahçe var seninle orada buluşacağız. Mevlana 

Hoş kal, Hoşçakal…

Yorumlar (38)
Erol Evgin 2 hafta önce
Yazınızı keyifle okudum. Kasım 2017'de eşimle gittiğimiz o güzel geziyi tekrar yaşamış oldum sayenizde. Taraklı'daki o güzel kapının önünde oturmak, o harika mimariyi ve zamanın eskittiği boyalardaki yaşanmışlığı hissetmek için harika bir seçim. Hatırladığım kadarıyla kapının solunda plastik su damacanalarından kesilerek yapılmış saksılarda terk edilmişlikten kurumuş çiçekler vardı. Zamanda yolculuk yapmış oldum sayenizde. Çok teşekkürler.
Ümran ŞİRİN 2 hafta önce
Çok ince düşüncelisiniz teşekkür ederim...
Gezi notlariniz cok guzel anlatim gorseller harika gezmek gormek isterim 2 hafta önce
Gezi notlarinz anlatim cok guzel gormek isterim gulser emekli ogretmen
Ümran ŞİRİN 2 hafta önce
Yüreğinize Sağlık
Hitaf 2 hafta önce
Düşlere dalmak serbest. Ne kadar özgür bir durum alabildiği kadar hayal.
Ümran ŞİRİN 2 hafta önce
Düşlere dalmak hep serbest olsun zaten...
Asuman Aşkın 2 hafta önce
Tarihte yolculuk yaparak bir nefeste okudum. Gönlüne kalemine sağlık arkadaşım. Bu yazıların seni ölümsüz yapıyor. Gelecek nesillere tarihimizi, değer yargılarınızı ve güzel memleketimizi anlatan bir miras bıraktığın için Allah senden razı olsun güzel insan
Ümran ŞİRİN 2 hafta önce
Sağol canım benim...
Ömer Bahadır Özyılmaz 2 hafta önce
Keyifle okuduğum bir seyahat yazısı oldu.. Teşekkürler
Ümran Şirin 2 hafta önce
Çok Teşekkür Ederim ...
Selen Uçar 2 hafta önce
Keyif alarak okuduğum bir yazı oldu, kaleminize sağlık
Ümran ŞİRİN 2 hafta önce
:) Sevgilerimle...
Emel unlu 2 hafta önce
Gerçekten keyif alarak okudum bu pandemi günlerinde çok iyi geldi ellerinize kaleminize sağlık
Ümran ŞİRİN 2 hafta önce
Beğenmenize çok sevindim :)
Niket 2 hafta önce
Kaleminize sağlık.. Seyahat isteği uyandıran çok keyifli bir yazı olmuş..
Ümran ŞİRİN 2 hafta önce
Beğenmenize çok sevindim...:)
Bütün Yorumları Görmek İçin Tıklayın
12°
kapalı
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 32 70
2. Fenerbahçe 33 66
3. Galatasaray 32 62
4. Trabzonspor 33 58
5. Alanyaspor 33 52
6. Gaziantep FK 32 50
7. Hatayspor 32 49
8. Karagümrük 33 49
9. Sivasspor 32 47
10. Göztepe 33 46
11. Antalyaspor 33 42
12. Konyaspor 32 40
13. Ankaragücü 32 36
14. Rizespor 32 36
15. Kasımpaşa 33 36
16. Malatyaspor 32 34
17. Başakşehir 32 33
18. Kayserispor 32 33
19. Gençlerbirliği 32 31
20. Erzurumspor 33 28
21. Denizlispor 32 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 29 60
2. Samsunspor 29 57
3. Adana Demirspor 29 55
4. Altay 29 53
5. Altınordu 29 52
6. İstanbulspor 29 51
7. Ankara Keçiörengücü 29 49
8. Ümraniye 29 41
9. Tuzlaspor 29 41
10. Bursaspor 29 40
11. Bandırmaspor 29 39
12. Boluspor 29 35
13. Balıkesirspor 29 32
14. Adanaspor 29 31
15. Menemenspor 29 30
16. Akhisar Bld.Spor 29 25
17. Ankaraspor 29 22
18. Eskişehirspor 29 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 31 63
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 31 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 31 52
7. Tottenham 31 49
8. Everton 29 47
9. Arsenal 31 45
10. Leeds United 31 45
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 31 38
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 31 36
15. Burnley 31 33
16. Brighton 30 32
17. Newcastle 31 32
18. Fulham 32 26
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 31 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 30 67
2. Real Madrid 30 66
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 30 61
5. Real Sociedad 30 47
6. Real Betis 30 47
7. Villarreal 30 46
8. Granada 30 39
9. Levante 30 38
10. Celta de Vigo 30 37
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Cádiz 30 35
13. Valencia 30 34
14. Osasuna 30 34
15. Getafe 30 30
16. Huesca 30 27
17. Real Valladolid 30 27
18. Elche 30 26
19. Deportivo Alaves 30 24
20. Eibar 30 23
Günün Karikatürü Tümü
Namaz Vakti 13 Nisan 2021
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı