Saray deyince hemen gerçek saray diye düşünmeyin.

Liyakatın olmadığı her yerde bütün kurumlar saraydır!

Saray soytarılarını komik kıyafetler giyip tek amacı hükümdarı eğlendirmek olan aptal tipler olarak düşünüyorsanız yanılıyorsunuz.

Saray soytarıları; hükümdara yakın olanlar ve yakın olmak isteyenler olarak ikiye ayrılır. Bunlar arasındaki savaş pek çok savaştan daha acımasızdır.

Onlar saraydaki pek çok görevliden daha akıllıdırlar çünkü her şeyin bir güç ve politik ustalık etrafında döndüğü ortamda mücadele ederler.

Saray soytarısı olmak tehlikeli bir oyundur.

Yüzyıllardır hükümdar ne yaparsa onlar da onu yaparlar. Efendisi acı çekiyorsa onlar da acı çekmek zorundadır, efendi gülüyorsa onlarda gülerler. Efendi attan düştüyse onların da attan düşmesi gerekir…

Onlar sürekli ip üzerinde yürümek zorunda olan cambazlardır. Tek bir yanlış hareket sonları olur.

Hükümdarın yaptığı şey ne kadar yanlış olsa da asla doğrudan eleştirmezler. Tüm söyledikleri dolaylıdır çünkü Saray soytarılığında dürüstlük aptallıktır.

Her zaman kendilerini hükümdara göstermek zorundadırlar. Özellikle hükümdarın gözüne girmek isteyenler sürekli ona iltifat ederler.

Gerçekten zor iş…

Eğer hükümdarın gözdesi olurlarsa bulundukları mevkiinin tadını çıkarırlar. Efendisine boyun eğerler ama altlarına hükümdarmış gibi, dâhiymiş gibi davranırlar.

Her zaman efendilerini mutlu etmek zorundadırlar. Kendilerinden çok efendileri için endişelenirler.

Hükümdara yakın olanlar genellikle yeteneksizlikleri nedeniyle değil yaptıkları gaflar yüzünden uzaklaştırılırlar. O mevki hiç boş kalmaz, hemen yerine birisi gelir.

Hükümdarı mutlu etmek dışında, çok önemli iki görevleri vardır.

Her türlü aldatma ve manevrayla bize sarayın görmemizi istediği şeyleri gösterip, duymamızı istediği şeyleri söylemek…

Hükümdarın, kendisini daha büyük hükümdar olarak hissetmesini sağlayıp diğer herkesin onun gücünden korkmasını sağlamak…

Saray soytarılığının geçmişte kaldığını düşünebilirsiniz ama kalmadı.

Önceden bir saray vardı ve sayıları azdı, günümüzde hem saray sayısı arttı hem de nerdeyse her kurum saray havasında yönetildiği için onların sayıları da çok arttı.

Sonuç olarak…

Güneşin kendi etrafında döndüğünü düşünen hükümdarlar oldukça…

Hiçbir şeyi sorgulamayan, kendisine kale duvarlarının arkasından söylenen her şeyi doğru kabul eden toplum oldukça…

Saray soytarıları da hep var olmaya devam edecek.