SEKA Kağıt ve Karton Fabrikası’nın 86’ıncı kuruluş yıl dönümü dolayısı ile SEKA Dernekleri ile bir araya gelen İzmit Belediye Başkanı

Fatma Kaplan Hürriyet yaptığı konuşmada, “ SEKA sadece bir fabrika değildi. O dönem Cumhuriyet’in tüm gerekliliklerini yerine getiren, gerek sanat da gerek toplum hayatında büyük etkileri vardı” dedi

SEKA Kağıt ve Karton Fabrikası’nın 86’ıncı kuruluş yıl dönümü sebebi ile İzmit Belediyesi ve İzmit Kent Konseyi ortaklığında program gerçekleşti. İzmit Dernekler Yerleşkesi’nde gerçekleşen programa İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, İzmit Kent Konseyi Başkanı Hüseyin Erol, KYÖD Başkanı Uğur Saral, Kocaeli Sekalılar Dernek Başkanı Münir Savaşlıoğlu, İzmit Sekalılar Dernek Başkanı Erdoğan Külah, SEKA Çocuk Dostları Derneği Başkanı Nuray Saral ve SEKA Kağıt ve Karton Fabrikası emekçileri katıldı.  

“KALELERDEN BİRİSİ SEKA”

Programda konuşan İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, “Üreten Türkiye denince ilk akla gelen fabrikalardan biri İzmit SEKA Kağıt Fabrikası’ydı. Cumhuriyet ilan edildikten sonra ilk 5 yıllık kalkınma planı içerisindeki fabrikaydı. Yani Seka Kağıt Fabrikası Cumhuriyet fabrikasıydı. Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi “Her fabrika bir kaleydi” ve o kalelerden biri de Seka’ydı. Öyle şimdi olduğu gibi dışarıdan kâğıt ithal eden bir ülke değildik.

“CUMHURİYET DEĞERİYDİ”

Kendi kâğıdımızı kendimizin üretmesine olanak sağlayan, kendi işçisini de kendisi yetiştiren bir Cumhuriyet değeriydi. O Cumhuriyet fabrikası SEKA Kağıt Fabrikası’nın kurucusu, Allah gani gani rahmet eylesin Mehmet Ali Kağıtçı.  Türkiye’ye kağıt ithalatının yüzde 3’ünü verelim tekliflerine rağmen bunu kabul etmeyen, “Hayır ülkemizin kağıda ihtiyacı var” diyerek geri çeviren, kağıt fabrikasının projesini çizen, İzmit’te kağıt fabrikasını kuran tam bir Cumhuriyet insanıydı.  O’nun bu kararlılığı sayesinde genç Cumhuriyet artık kâğıt ithal eden değil, dışarıya kâğıt ihraç eden bir ülke haline geldi.

“SEKA SADECE FABRİKA DEĞİLDİ”

O dönemde yaşama şansını yakalamış büyüklerimiz hep şunu söylerlerdi; “Boğazından SEKA lokması geçmemiş insan yoktu.” Tabi SEKA sadece bir fabrika değildi. O dönem Cumhuriyet’in tüm gerekliliklerini yerine getiren, gerek sanat da gerek toplum hayatında büyük etkileri vardı.  Cumhuriyet Baloları, SEKA’nın kendi bünyesinde oluşturduğu sinema, tiyatro, Çocuk Dostları Derneği, Kağıtspor, SEKA Postası gibi oluşumlarla kentin kültürel dokusuna dokunmuştu. 

“İLK KADIN KÜREK TAKIMI SEKA’DA KURULDU”

SEKA Sineması dönemin en iyi filmlerini sunmuş, İstanbul’dan ve başka kentlerden İzmit’e gelen en seçkin tiyatro toplulukları, en güzel temsillerini SEKA’da vermişlerdi.  Resim, fotoğraf, karikatür sergileri İzmit halkında sanat sevgisinin artmasına hizmet etmişti.  Türkiye’nin ilk kadın kürek takımı SEKA’da kurulmuştu.

“SEKA’NIN VİZYONER YAPISI VARDI”

İzmit Lisesi ile Erkek Sanat Enstitüsü öğrencileri SEKA Eğitici Filmler Merkezi’nde kıyasıya yarışmışlardı.  “Ekonoma” adlı kooperatif satış mağazasıyla İzmit halkına kaliteli ürünleri ucuz fiyata sunuyordu.  Açılan SEKA Çırak Kurslarında yetişen gençler gerek Türkiye, gerekse yurtdışında önemli görevler üstlendi. Kendi işçilerinin gelişimi için İngilizce ve Almanca kursu açacak, yurt dışına öğrenci göndermeyi ihmal etmeyecek kadar vizyoner bir yapısı da vardı SEKA’nın.  Yani SEKA bütün bu güzellikleri bünyesinde toplayan hem Genç Türkiye Cumhuriyet için hem de Cumhuriyet’in üreten kenti İzmit için sadece kâğıt değil medeniyet hamuruydu. 

“DEDİKÇE DEDİLER”

Yıllarca SEKA kültürü hem kenti besledi hem de bu kültürle beslenen İzmit ülkenin kâğıt ihtiyacını karşıladı.  Ama tabi her vedada olduğu gibi SEKA’nın vedası da hüzünlü oldu.  Önce teknolojiye ayak uyduramıyor dediler. Sonra “Kapatalım kağıt bize dışardan daha ucuza gelecek” dediler. “Özelleştirelim dediler.  Dedikçe dediler, dedikçe dediler.

“2005 YILINDA BU MİRAS YIKILDI”

Minik yüzücüler kulaçlarını öğretmenleri için attı Minik yüzücüler kulaçlarını öğretmenleri için attı

Ve şimdi geldiğimiz noktada SEKA Kağıt Fabrikası kapandı, Türkiye çoğu şeyde olduğu gibi kağıtta da maalesef dışarıya bağımlı bir ülke hale geldi. Aslında SEKA bu kentin mirasıydı, SEKA kültürü bu kentin kültür sanat, spor, eğitim mirasıydı. Ama 2005 yılında bu miras yıkıldı, hurda niyetine satıldı ve artık insanların, özellikle de genç kuşağın SEKA Park olarak bildiği bir alana dönüştü. Şimdilerde fabrika alanı müze olarak değerlendiriliyor, daha önce kendi ürettiğimiz kâğıdı müzede görmek, müzelik olduğunu görmek içimizi acıtıyor.  Ama SEKA kültürünün unutulması içimizi daha çok acıtır.  O güzelliklerin, o sanatın, o kültürel yaşamın unutulması bizleri daha çok üzer. 

“SEKALILAR LOKALİ’Nİ HAYATA GEÇİRİYORUZ”

Bizler de İzmit Belediyesi olarak kentimizin ortak değerlerine sahip çıkmak, SEKA Kültürünü unutturmamak ve gelecek kuşaklara aktarmak adına SEKALILAR Lokali’ni hayata geçiriyoruz. Daha önce kirada olan bir işletmemizi artık kendimiz ve daha önemlisi kentimiz için işletmeye başlayacağız. Hem Sekalılar Lokali olarak hem de vatandaşların vakit geçirebileceği bir sosyal tesise dönüştürdük. Şehir merkezinde, kullanışlı ve birçok ihtiyaca cevap verebilecek. Söyleşiler ve etkinliklerin yapılabilmesine de imkân verecek bu tesis çok yakında hizmete girecek. Şimdiden hayırlı olmasını diliyorum. 

“YANLIŞ BİR İŞ OLDUĞU ORTADA”

Programda bir diğer konuşan isim olan İzmit Kent Konseyi Başkanı Hüseyin Erol ise, “Belki bugün havai fişeklerle kutlayacağımız bir günü kağıt sektörünün geldiği halden dolayı kutlayamıyoruz. Ülkemize gelen kağıtların neredeyse tamamı dışarıdan geliyor. Ne kadar yanlış bir iş yaptığımız ortada. Benim eniştem ve halam SEKA mensubuydu. Her hafta sonunu onların SEKA lojmanlarında bulunan evlerinde geçirirdim. SEKA’ya karşı büyük bir sempatim var. SEKA ruhuna emek veren herkese teşekkür ederim” dedi.

“UMARIM MESAJIMIZ BİR YERLERE ULAŞMIŞTIR”

Erol’un ardındna konuşan KYÖD Başkanı Uğur Saral, “Kocaeli Yüksek Öğrenim Derneği olarak geçen sene Mart ayında bir belgesel çalışmasında bulunduk. SEKA’yı anlatmaya çalıştık. SEKA bu ülke ve kentimiz için önemliydi. Bunu yaparken de kentteki bazı yetkili kişilerin ‘SEKA iyi ki kapanmış’ sözüne karşı harekete geçmekti. Umarı mesajımız bir yerlere ulaşmıştır. SEKA’nın yokluğunu hissediyoruz ama hissetmediğimizi iddaa edenler var. SEKA sadece fabrika değil bir kültür alanıydı. Umarım SEKA’nın kuruluşunun 100’üncü yılında ikinci SEKA’nın doğum günün kutlarız” şeklinde konuştu

“KAĞIT SEKTÖRÜMÜZ GERİLEDİ”

Daha sonra konuşan Kocaeli Sekalılar Dernek Başkanı Münir Savaşlıoğlu, “Derneklerimiz adına hepinize ayrı ayrı teşekkür ederiz. Mehmet Ali Kağıtçı ülkemizi medeniyet hamuruna kavuşturmuştur. 6 Kasım 1936 tarihinde ise birinci kağıt fabrikamız üretime başlamış, ikinci fabrikanın ise temeli atılmıştır. Özelleştirme uygulamalarının başlaması, yatırımların azalması kağıt sektörümüz gerilemiş ve bugünlere gelinmiştir. Bugüne kadar SEKA Kağıt Fabrikasına emek veren herkese çok teşekkür ederim” dedi.


“MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’E ŞÜKRANLARIMI SUNUYORUM”

Programda konuşan bir diğer isim olan SEKA Çocuk Dostları Derneği Başkanı Nuray Saral, “Bu güzel günümüzü onurlandırdınız. Bu imkanı bize tanıyan İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet ve İzmit Kent Konseyi Başkanı Hüseyin Erol’a teşekkür ederim. SEKA’ya emeği geçmiş herkese teşekkür ederim. SEKA’yı Türkiye ve İzmit’e kazandıran Mustafa Kemal Atatürk’e sonsuz şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.

“KAĞIT YEGANE BİR ARAÇTIR”

Son olarak konuşan İzmit Sekalılar Dernek Başkanı Erdoğan Külah, “SEKA Kağıt Fabrikası’nın kuruluşunda, işleyişinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Kağıt imgelerin ölümsüzleştirilmesinde kullanılan yegane bir araçtır. Kağıt bizim hayatımızın kendisidir. Buradan kağıda emek harcayan bütün SEKA mensuplarına teşekkür ediyorum. Hayatını kaybedenleri rahmetle anıyorum” dedi.