Din siyasetten kurtulabilir mi?

Neredeyse imkansıza yakın.

Her ne kadar söyleyeceklerim dini kullanan siyasetçilerin ve siyaseti kullanan din adamlarının hiç işine gelmese de bence bunun iki yolu var.

***

Birincisi insanların eğitimi!

Nobel Fizik Ödülü sahibi Richard Feynman der ki…

“Sorun insanların eğitimsiz olması değil. Sorun, insanların sadece kendilerine öğretilenlere inanacak kadar eğitimli olmaları ve kendilerine öğretilenlerden hiçbir şeyi sorgulamayacak kadar eğitimli olmamaları.”

Yani önce sorgulayıcı bir eğitim sistemi gerekiyor.

Hem de anaokulundan itibaren…

Bu hem maddi bilimler hem de manevi bilimler için geçerli…

Çünkü, dini siyasete alet edenler insanların eğitimsizliğinden ve sorgulamamasından faydalanıyor.

***

İkincisi…

Din adamlarının kendilerini siyasetçilere değil Tanrıya adamaları ve ezilenlerin yanında yer almaları!

Bunun için size birini anlatmam gerekiyor.

***

Şeyh Bedreddin…

Babası Simavna kadısı. Kendisi bir İslam âlimi.

Yazdığı kitaplar yıllarca İslam âleminde okutuldu.

Dinden çıktı, İslam’ın akidelerine ters yorumlar yaptı ve devlete isyan etti denilerek 1420’de idam edildi.

Onu asanlar, onun sözleriyle büyüyenlerdi!

***

Şeyh Bedreddin’in olayı neydi peki?

1402 yılında yapılan Ankara Savaşı’ndan sonra ekonomi çok bozulmuş, halk iyice ezilmiş ve yoksulluk had safhadaydı. 

Ankara Savaşını kaybeden Osmanlı hükümdarı Yıldırım Bayezid’in esir düşmesiyle Osmanlı tahtında şehzadeler arasında ciddi kavgalar yaşandı.

Fetret (Bunalım) devri denilen bu dönemde (1402-1413) şehzade Çelebi Mehmet tüm kardeşlerini öldürerek tahta çıktı.

Egemenlerin zulmünden, kadıların rüşvetçiliğinden, din istismarından ve din adına işlenen cinayetlerden bıkmış olan pek çok kişi Şeyh Bedreddin’e sığındı.

Şeyh Bedreddin, İslam’ın mazlumların ve ezilenlerin dini olduğuna inananlardandı.

Kendisiyle aynı dönemde yaşayan ve birkaç kez görüştüğü İbn Haldun’un bir teorisinden çok etkilendi.

İbn Haldun “İnsan için yegâne değer emektir. Tarih; alet edevat kullanan ve üretim araçlarına sahip olanlarla, bunlara sahip olmayanların savaşından ibarettir” diyordu.

Şeyh Bedreddin, bu teori üzerinden yürüyerek İslam’ın ezilenlerin yanında olduğunu ve herkesin eşit olması gerektiğini söyleyerek kendisini destekleyen binlerce kişiyle isyan başlattı.

İsyanın sonunda en yakın adamlarından olan Börklüce Mustafa öldürüldü, Torlak Kemal yakalanarak asıldı ve Şeyh Bedreddin’de Serez Çarşısı’nda çırılçıplak soyularak idam edildi.

***

Aynı dönemde…

Soyu Hz. Muhammed’e dayandığı için Seyyid olarak adlandırılan şair Nesimi; Tanrı’nın insan yüzünde tecelli ettiğini söylediği ve insan vücudunu harflerle izah ettiği gibi nedenlerle 1417’de Halep’te canlı canlı derisi yüzülerek idam edildi.

Biliyorsunuz, Hallac-ı Mansur’da En-el Hak, yani, yaratılan her şey Allah ve Allah’tandır, ben de onun bir parçasıyım dediği için diri diri uzuvları kesilip derisi yüzülerek idam edilmişti.

Aynı dönemde…

Anadolu’da yaşayan Ahiler ve Kalenderîler eşitlikçi ve ortak yaşamı seçen Anadolu köylüleriydi.

Bunların hepsi Şeyh Bedreddin’e destek verdiler.

Yine aynı dönemde…

Trakya’da Begomiller, Azerbaycan’da Hurufîler, Ortadoğu’da Karmatiler de aynı fikirleri savunuyorlardı.

Hatta o dönemde Avrupa’da Katar Şövalyeleri de aynı nedenlerle egemen güçlere ve krallara isyan başlatmışlardı.

***

Hepsinin ortak özelliği neydi peki?

Tanrı’ya sonuna kadar bağlılardı,

Saray İslam’ını değil halk İslam’ını yaşıyorlardı,

Halkı ezenlerin dinine değil, ezilenlerin dinine inanıyorlardı,

Halkı sömüren Beylere ve Paşalara karşı çıkıyorlardı,

Zamanın sultanları ve egemenlerine tavır alıyorlardı,

Mülk sahiplerine karşı emeğiyle ve alın teriyle geçinenleri savunuyorlardı,

Ve…

“Yârin yanağından gayrı, her şeyde hep beraber” diyorlardı.

***

Bir şey daha söyleyeyim…

Hz. Muhammed’in Medine’ye geldiğinde ilk yaptığı şeylerden biri, zenginlerin topraklarının etrafına kurdukları çitleri yıktırmak oldu.

Hz. Ali’nin yönetime geldiğinde ilk yaptığı işlerden biri ise valilere verilen toprakları geri alıp topraksız köylülere dağıtmak oldu.

***

Yani;

Lafı fazla uzatmadan demem o ki…

Dini siyasilerden ve egemenlerin elinden kurtarmak için;

Halkın eğitilmesi,

Ve…

Serez Çarşı’sında Bedreddin olmayı göze almak gerekiyor!