banner143

“Ruhsal, Bedensel ve Zihinsel Şifa”

Merhaba Sevgili Arkadaşlar,

Ben, Rüyalarda gerçeğe uyanmaya kendimi bildim bileli devam ediyorum. Her gün yeni bir gün, yeni bir sayfa açıyor, yeni yepyeni mucizelerle karşılaşıyorum.

Siz de hayatınızda mucizeler olsun ister misiniz?

Size imkansız gibi görünen hayallerinizin gerçek olmasını istersiniz değil mi?

Sizi duyar gibiyim. “Neden Olmasın” diyorsunuz. Doğru mu?

Evet yeni bir rüya daha;

Sakin huzurlu bir uykudan uyanıyorum. Sabah kalkıyor kahvaltıda her zaman olduğu gibi sohbet ediyoruz ve gördüğümüz rüyalarımızdan bahsediyoruz. Sıra benim rüyama geldiğinde eşim haydi anlat bakalım bu sabah ki Rüyanda sana ne hediye var?

Rüyamda yatak odamdaydım ve yatak odamda yatak yerine ofis mobilyaları vardı. Masanın önünde 3(üç) sandalye bulunmaktaydı ve biraz sonra orta yaşlarda tecrübeli görünen üç bayan geldi ve sandalyelere oturdular. Ellerinde notlar alınmış bir sürü A4 kağıtları vardı. Sol tarafta oturan bayan elindeki notlarını masanın üzerine bıraktı. Benim ilgimi çeken notlarda bulunan 3(üç) içten dışa çizilmiş birleşik holozyon şeklinde ki şekiller oldu hepsi bir yuvarlak içine alınmıştı. Ben bu şekil ne anlatıyor diye düşünmeye başlamıştım ki bayanlardan biri bizler eğitmeniz bizler olmadan olmaz dediler ve ben uyandım.

Eşim, yatak odamın bitişikteki iş yerimde simetrik olarak baktığımızda senin ofisin oluyor dedi. Ona haklı olduğunu söyledim ve bu rüyanın benim yaptığım işimle alakalı olduğunu fark ettim.

Gün içerisinde evreni okumaya devam ediyordum. Parçaları bir araya getirmeli ve bu rüyanın anlattıklarını netleştirmeliydim. Sonra hafif bir içim geçti o esnada Rüya rehberim geldi. Kendisi 85 yaşlarında sevimli bir ihtiyar. Bana Yaşam amacının bütününe odaklan dedi ve hemen gözlerimi açtım kendime geldim.

Yaşam amacımın bütününe bakmak herşeyi Ruhsal, bedensel ve zihinsel olarak bütün halinde görmemdi. Bu gördüğüm rüyanın bana ne anlatmak istediğini az çok anlamıştım.

Sonra aradan birkaç gün geçmişti, kitapçıda sağa sola bakarak geziniyordum. Birden turuncu kırmızı bir renkteki kitap ilgimi çekti. Elimi uzattım ve kitabı çektim aldım. Üzerinde benim geçen rüyada gördüğüm şekil öylece bana bakıyordu. Kitabın sayfalarını karıştırmaya başladım. Daha ilk sayfayı çevirdim ki şöyle yazıyordu; “Ana hedef, vücudunuza kendi kendini tedavi edebilme yeteneğini tekrar kazandırmak olmalıdır.” Hipokrates

Hayatımızda başımıza gelenler aslında bizi hep bir hedefe yönlendirir. Bunun hepimiz az yada çok farkındayız.

Bugün hepimiz fark etsek de fark etmesek de hızlı bir değişim çağı yaşıyoruz. Öncelikle Ruhsal açıdan güçlü olacağız ki diğer (zihinsel, duygusal ve fiziksel, sosyal) alanlarda da güçlü olalım. Değişim yaşarken Ruhsal sağlığımız güçlü olmalı eğer güçlü olmazsa olumsuz olarak çok etkileniriz. Ruhsal bilincimizi ne kadar geliştirirsek hayatta karşımıza çıkan zorluklar karşısında o kadar güçlü olabiliriz.

Ve hayatımızı her an yeniden yeni baştan yaratabiliriz. Hayatın bu değişimi bizi ayakta tutan pozitif enerjidir. Bizi darmadağın edende negatif enerjilerdir. Kendimize şöyle bir durup baktığımızda olumlu olumsuz değişiklikler yaşamışızdır. İşte bu sebeple önce kim olduğumuz ve ne olduğumuzu bilmemiz gerekmektedir. Hepimiz kendimizi tanıdığımızı iddia ediyoruz oysa ki hiç tanımıyoruz.

“Ben hiçbir şey bilmediğimi bildiğim için, hepinizden akıllıyım.” Demiş Sokrates…. Çok da güzel söylemiş.

Gerçekten, başlangıç noktası kendini, yani kişiliğini, bedenini tanımaktır. Elbette hemen olacak bir olgu değildir. Kendini tanımak ömür boyu yürünen ve asla sonuna erişilmeyen bir yoldur, bir kültürdür ve bir ahlaktır. İşin özü şu ki insan kendini sözleriyle ve yaptıklarıyla tanır. Bir de aynanın karşısına geçip kendisiyle hesaplaşmayı bilenler kendini en iyi tanıyanlardır. Sahip olduğu enerjiyi nasıl kullanacağını bilenler kendini tanır.

Kendini bilen bir insan, bir sıkıntıya girdiğinde ne yapar?

İnanıyorum ki bu soruya herkes çok farklı cevaplar verecektir. Bana sorulsaydı, yapmam gereken her neyse onun en iyisini yapar ve Allah’a dua ederdim. Böylelikle de tüm olumsuz enerjilerimden kurtulurdum.

Hayata nasıl bakarsak hayatımızı öyle yaşarız. Öncelikli olarak istediğimiz şey sağlıklı bir insan olarak yaşamaktır. Doktora muhtaç olmamaktır. Fakat doktorsuz olmayacağını da kabul etmek lazım, çünki burda söz konusu olan Hayattır.

İyileşmeye ilk adım; Doktora gitmenin yanısıra bütün ilaçlardan ilk önce verilmesi gereken şey ŞİFA’dır. Bedeni hasta olan insan kendinde iyi bilinen iyileştirme gücüne de sahiptir. Biliyoruz ki bedenimiz bir hastalık olduğunda bizi sürekli olarak uyarmaktadır. İçerde bir yerlerde yolunda gitmeyen birşeyler var demektedir.

Tabiki bilimi red etmeden, hayatı karanlıkta yürümeden ve Allaha inanarak yola devam etmektir.

Dert sizde derman sizde fakat haberiniz yok….

O nedenle bugün öğrenilmesi gereken tek şey ŞİFA Kaynağı olduğumuzdur. Unutmayın her insan Şifa Deposudur. Sizde bunlardan bir tanesisiniz. Sizi bu konuda sınırlandıran tek şey, Şifa vermenin gizli bir güç gerektirdiğine inanıyor olmanızdır.

Buna kesinlikle HAYIR diyorum… İnanın her insan bir şifacıdır. Sadece bedenindeki, zihnindeki Şifanın Farkında değildir.

Şifa yolunda ilk adım Şifa Düzenidir. Şifa konusunda düzenli olmak, eyleme geçmek Mucize sonuçlar yaşatır. Bir anda herşey Şifaya dönüşür. Düşüncelerimizde, duygularımızda, bedenlerimizde ve yaşamlarımızda Şifa Düzenine ihtiyaç vardır. O da bizde mevcut olan Güçtür ve Bütünlüktür.

İçinizde var olan Şifacı’ya İnanın!

Açmaya çalıştığın bütün kapıların anahtarı içindeki Şifacıda…

Her anın mesaj, mesaj, mesaj…

Bilmelisin ki Sen bir Mucizesin…

Bu mucize de SENDE…

Önce bedenini tanıyacak, sonra zihnini ve sonrasında da Ruhunu… Tam da bu üçlüyü yerine getirdiğinde işte o zaman KANSER’e de veda edeceksin. Bütün hastalıklar Şifa ile iyileştirilebilir. Yapmamız gereken tek şey Kendi Bedeninizdeki Programınızı bulup aktif hale getirmektir.

Kendi Şifana Hazır OL…

Ruh, beden, zihin ayrılmaz ve Ruhsal Yolculuğun bir parçasıdır…

Sevgi ve Işıkla kalın Arkadaşlar…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner135

banner141

banner139

banner147