Yeni yazmayalı yangın, fırtına, sel felaketleri oldu. Her gün yenisini gördüm kötü haberlerin. Tam olarak yetişememe hâli.. Sorumluluk doğrudan bizde çünkü. En azından uçağı var sandığımız muktedir yetişmeyince halkın uçak kiralaması gerekti örneğin. Pilotunu falan şarkıcılar buldu. Sel mağdurlarına da ancak “arabalarınızı kurtarın” denmiş. Evlerde çoğunlukla kadınlar varmış o saatte, aşağı inip aracını çeken evine dönememiş, çocuklarıyla beraber çökmüş evleri gözleri önünde. İş, derdi bitmeyen başımıza düştü hemen. Kişisel bakım malzemesi ilk; mama, bez falan da lazım hiçbir şeyi kalmamış bir ilçeye. Tabut tedariki işi bizde değil henüz. (“sayı”lara sansür işini geciktirmeden hallettiler elbette).

Öte taraftan kontrolsüzce gelmelerinde katkımızın olmadığı sığınmacı/göçmenler var. Gelmeleri dışındaki her şey yine bizim işimiz. Kayıtsız işçi olmaları, suç işlerlerse ne yapmamız gerektiği, nerede kalacakları hep bizim uğraşmamız gereken işler. Aynı zamanda kendi kendimize ırkçılığı engellemeli, ırkçıların düşüncesini değiştirmeliyiz. Yangın haftası, düşmeyen sıcaklık “fail benim” diyerek bütün hafta bizi yaktığı hâlde, iklim krizi yerine; yol kesip GBT yapan işgüzarlarla uğraşmalıyız. Sokağa çıkmadan, sokakta çıkacak olayları engellememiz lazım.

Birazımız dünyadan yardım istemiş, şimdi onlara destek vermemiz ama aynı zamanda “strong” iktidarın gönlünü almamız da gerekiyor. Yangına müdahaleye gelen Rus uçağın, bizim yangınlar için uygun olmadığını, savcı ifadeye çağırmadan yeterince duyuramadığımız için (çünkü halk olarak bunu bilmemiz gerekiyor) bir kaza oldu örneğin. İhmale gelmez halk olmak, kurtarma çalışmalarına gitmeliyiz yine.

Kalan vakitte kendimizi hasta etmeden aşı yaptırmak istemeyen insanlarla bilim konuşacaktık ki dış felaketler başımıza çöktü bu kez.

Akın akın bize geldikleri ülkede şeriatçılar yönetime el koydu. Şimdi hem elimizden hiçbir şey gelmediği için Afgan kadınları için kahrolmalı, yirmi senelik fiyaskonun bedelini ödettikleri siviller için Amerika’ya öfkelenmeli, yönetime çöken silahlı sarıklı örgütü meşru kabul edeceğini geçtiğimiz hafta söylemiş iktidarı incitmemeliyiz. İşimiz çok.

Ben isterim ki şurada hatırladığım kadar geçmişteki gibi kendi bireysel dertlerimiz olsun. Minik minik bunları paylaşalım. Ama her boşluğu doldurmamız gerekiyor. Biz bu ülkede hem iktidar hem muhalefet hem sivil toplum hem kolluk; arama kurtarma ve sosyal destek ekibi, ekonomist ve diğer geri kalan her şeyiz.

Oturduk seyredemiyoruz yani, bir şeyler yapmamız, yapmıyorsak suçlanmamız, öfkelenmemiz ama yine de kendimizi tutuklatmamamız bir de ele güne rezil olmamamız lazım geliyor ve bu felaketlerin hepsi öldürülme riski içeriyor.

Müsaadenizle şimdi kuraklık için yağmur duasına çıkacağım.