Her geçen gün Ruhsal olarak kendimizi ve hayatın anlamını aramada dinamik olarak bir süreçteyiz. Çoğumuzun amacı bir şekilde kendi potansiyellerinin farkında olabilmek ve farkındalıkla amaca ulaşabilmektir. İnsan güçsüzlükleri karşısında, dünya hayatındaki yolunda ilerlerken daha büyük bir güçle yani Tanrı ile olan mevcudiyetinin farkında olmalı ki etkilenmeden bu süreci kolaylıkla aşmalıdır. Ruhsal olarak kurtuluşu yaşayabilmek adına bir dizi çalışmalar yaparak örneğin; yoga, meditasyon, reiki(ilahi Nur) enerji çalışmaları ile hayatını yaşanır hale getirmektedir.

Son yıllarda gerek özel hayatta gerek iş ortamlarımızda kendini gösteren internet kullanımının yaygınlaşması, ortaya çıkan mekanikleşme, bilgiye çabuk ulaşmanın getirdiği anlık haz ve bireyin hissettiği yanlızlık toplumdan soyutlaşma Spiritüelliğin gelişmesine zemin hazırlamaktadır. Özelliklede psikolojik süreçler; depresyon, anksiyete, kaygı, kendini zavallı kurban durumunda hissetmek, başkaları tarafından şiddet görmek, istismar ve benzeri sıkıntılar yaşatılan, kendini boşlukta hisseden ve bu dünyaya ait olmadığını düşünen birçok insan var.

Özellikle psikolojik durumların mutlak tedavi edilmesi gerekmektedir.

İnsan varlığının özü beden, akıl, ruh ve kalpten oluşmaktadır. Bireylerden yüksek düzeyde verim alınması gerekiyorsa bu dört öğenin bir araya getirilmesi şarttır. Bu dört öğe bir araya gelmezse insan yaptığı işten haz alamaz, özellikle de kendini ifade edemez, duygusal olarak özgürleşemez buna bağlı olarak da işyerlerinde, ailede, toplumun içinde kesinlikle yeterli olamaz. Burda asıl olan kişi ve gruplar arasındaki denge, bütünlük hissi ve iletişimdir. Bunların en iyi düzeyde olması gerekir.

Tabii bilgi her yerde mevcut. Hatta bu konulara yönelik içimizden birçoğuna evrensel olarak spiritüel yollardan özellikle de Rüyalar aracılığıyla bilginin aktığı ortada. Ben kendi adıma bilgiyi uzun zamandır Rüyalar aracılığıyla alıyorum, işliyorum ve elimden geldiğince sizlerle paylaşmaya çalışıyorum.

Bu durumda sadece bilgiyi almak da yeterli değil önemli olan, aldığımızı araştırmak, kendi yaşadıklarımızla örtüştürmek ve sonrasında da aktarmaktır.

Dünya bir okul ve bizim öğrenme alanımız. Deneyimleyeceğiz ve öğreneceğiz. Her okul çocukluğumuzdan bu yana gidip öğrenip, bitirip mezun olduğumuz bir yer. En son dünya okulunu da bitirip mezun olacağız. Kısaca hepimizin bir mezuniyeti olduğundan çok iyi hazırlanmamız, güçlü ve dinamik olmamız gerekiyor.

Son zamanlarda herkesin dilinde “zaman çok çabuk akıyor” diye bir ifade var. Eskiden çok şey yapıyorduk şimdi birkaç iş yapabiliyoruz. Zaman çabuk geçiyor dediğinizden dolayı hastalıklarında çabucak ilerlediğini fark ediyoruz. Bu bir tesadüf olamaz herhalde diye düşünüyorum. Ancak burdaki yanlışın da onaylanma ile alakası var. Biz bugün olumsuzu da, olumluyu da onaylıyoruz. Ağzımızdan çıkan sözleri hiç düşünmeden söylüyoruz. Biraz dikkat ve farkındalık. Bunun yanı sıra Farkındalık eğitimleri aldı başını gidiyor. Sanki bir hazırlık süreci var. Bir şeylere hazırlanıyoruz gibi. Rüyalarda sıkça karşılaştığım “Yeniden doğ”, “Farkındalığını arttır”, “Bilincini yükselt”, “Sen Evrenin asistanısın”, “Düşüncelerine dikkat et”, “Hikayeni yaz”, “Biz seni destekliyoruz” vb. bilgi yağmur gibi yağıyor.

Almış olduğum bilgilerden yola çıkarak özellikle frekanslarımızı yüksek tutmamız gerektiği, sevgi dolu mutlu ve huzurlu olmalıyız. Çünki frekanslarımızı düşürürsek enerji alanlarımızda blokaj yaratır ve psikolojik, fiziksel hastalıklara yol vermiş oluruz. Hayatımızda böylece olumsuz dediğimiz olaylar başlar ve önüne geçmekte zorlanırız.

Asıl dikkatinizi çekmek istediğim durum, her ne oluyorsa ve her ne yapacaksak hepsi bizim içimizde olup bitiyor. Yaradanın bize ulaşmak için bir A planı, bir B planı mutlaka var. Sadece okumak, sürekli eğitimlere katılmak, bilgi sahibi olmak bir yere kadar. Önemli olan insanın kendisinin varoluşunu bilerek bilge olmasıdır. Varoluşumuzu fark edeceğiz ve dünyanın dönüşüne inat elif gibi dimdik ayakta kalarak değişimi ve dönüşümü gerçekleştireceğiz.

Rüyalar arada bir hatırlatıyor; “Sen eliften vava dönüşüm yolculuğu yapan bir incisin”

Şifanın bize ulaştırdığı Farkındalığımızdır. Birkaç senedir ben bunu Reiki (ilahi nur) enerjisi ve bilinçaltı terapi çalışmalarıyla gerçekleştiriyorum.

Danışanlarıma ve öğrencilerime söylediğim şu; “Amacımız içimizde aydınlanmak. Kendi gerçeğinizi (hakikati) fark edecek, özünüzü bulacak, kendi aleminizi okuyup kendi aleminizi yazacak ve yeniden doğacaksınız.”

İşte bu sebeple olaylar bu şekilde ilerlerken spiritüel konularda yol almaya başladık bile. Kendini fark edenler giderek çoğalıyor. Kendi hayatımıza dokunuyoruz sonrada başkalarının hayatına bir kelebek etkisi dokunuşlar yapıyoruz. Mucize insiyeler gerçekleştirerek muhteşem geri bildirimlere tanık oluyoruz. Bundan güzel ne olabilir?

Dikkat etmemiz gereken teknik bilgiyi öğrenmek değil, eyleme geçerek adım atmak ve bol uygulamalar yapmaktır. Ancak bu şekilde kendimize ait olan değerlerimizi ortaya çıkarabileceğiz.

Önce kendimiz yaşayacağız sonra da çevremize bunu aktaracağız. Çünki insan kendi yaşadıklarını ve yaşıyor olduklarını etrafına kolaylıkla anlatabilir.

Uzun yıllardır aktarılan spiritüellik var. Bunun bizler bilincindeyiz. Yapacağımız bu bilinç sıçramalarını gerçekleştirmeden önce çok iyi hazırlanmalıyız. Kişisel gelişime baktığımda özellikle spiritüellik, ruhsallık, yüksek benlik, öz gibi kitapların çıkışı hızlandı.

Yeniçağ insan modeli zaman zaman ilahi plan gereği anlayabileceğimiz şekilde bize rüyalarla aktarılıyor. Gelen bu enerjinin Reiki (İlahi Nur) enerjisiyle olacağı ve mucize bir dönemin başladığıdır. Şuanda 200 e yakın öğrenci ve bir o kadar da danışanım var muhteşem bir spiritüel dönem yaşıyoruz.

Sadece değişip dönüşmeye niyet edelim ve adım atalım.

Sevgi ve ışıkla kalın…

Lale ATAMAN

RUHSAL KOÇLUK AKADEMİSİ’nin kurucusu ve Eğitmeni

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.