Tabiatın Öfkesi

İnsanoğlu tapulu malıymışçasına işgal ettiği tabiatla bu dünyada nefes almaya başladığı günden beri bir savaş içindedir.

Her ne kadar bu toprakların sahibi insanoğluymuş gibi gözükse de, bu koca evrende bizden önce var olan, tüm bu topraklara, havaya, suya sahip olan en başında doğadır, insanoğlu ise üstünde konaklayan bir misafirdir sadece. Bu yüzden insanoğlunun tabiata, denize, toprağa hoyrat davranmaya hakkı yoktur. Aksi halde tabiatın öfkesi ile karşı karşıya kalır.

İnsanoğlunun sorumsuz davranışları, kontrolsüz hareketleri arttıkça doğa zaman zaman kendini hatırlatır bize, öfkesini en ağır şekilde ansızın belli etmeye başlar.

Son günlerde doğa bize olan öfkesini, ülkemizin etrafını çevreleyen denizlerle anlatmakta, daha önce çoğumuzun karşılaşmadığı, masmavi sulara, tüm deniz ekosistemine tehdit olarak miktarı her geçen gün artan müsilaj ile hepimize bir uyarı göndermeye çalışmaktadır. Peki ya nedir bu müsilaj?

Ne olduğunun pek de bir önemi olmamakla birlikte asıl önemli konu neden ortaya çıktığıdır. Her geçen gün denizlerimizi saran, milyonlarca deniz canlısının nefes alamadıkları için acılar içinde boğularak can vermesine sebep olan müsilaj miktarındaki bu artışın en büyük sebebi, çoğu konuda olduğu gibi ‘İnsandır. Kontrolsüzce tüm sanayi ve üretim atıklarını denize filtrelemeden döken fabrikalar, bu fabrikaları denetlemeyen, susup oturan yetkili kişiler, evsel atıkları kontrollü bir şekilde depolamaktansa denize döken görevli firmalar ve sahilde yürürken elindeki boş karton bardağı düşüncesizce denize fırlatanlar, kısacası denizlere çöp kutusu gibi davranan herkes, birçoğumuz.

Hala bu durumdan pişman olmayan, sorumluluğunu kabul etmeyen, önlem almakta bile geciken insanoğlu, yarın nefes almak için sahile inebileceği bir deniz bulamadığında, yaz aylarını masmavi suyla buluşmak için iple çekmediğinde fark edecek belki de bu durumun ciddiyetini. Ama her zaman olduğu gibi o zaman da her şey için çok geç olacak, birçoğumuzun çocukları, torunları deniz ne demek bilmeden sürdürecekler hayatlarını, hepimiz masmavi bir denize özlemle bu dünyadan göçüp gideceğiz.

Unutulmamalıdır ki doğa ile girdiğimiz her savaşta yenik düşen taraf her daim biz olacağız, çünkü tabiat kendisine ait olana iyi davranmayanı eninde sonunda cezalandıracaktır.

YORUM EKLE