08.05.2021, 00:00

Taşı kara bahtı açık DİYARBAKIR -2

Kırklar Dağı ziyareti ile kapatmıştım ilk yazımı, şimdi ise hemen bitişiğinde, içinden Dicle Nehri’nin geçtiği Hevsel Bahçeleri ile başlamak isterim bu yolculuğa. Diyarbakır’ın surları henüz ortada yokken Dicle’nin verimli toprakları birçok kavmin en önemli meskeniymiş. Hz. Muhammed’in Mirac’a çıkarken, “Cennet burası olmalı” dediği rivayet edilen Hevsel Bahçeleri’nin kokusunu gönderebilsem keşke size.

2015 yılında UNESCO tarafından Dünya Mirası ilan edilen Bahçeler onlarca türküye konu olmuş. Bak şimdi, türkü dedim akan sular durdu. Belki de en sevdiğim Diyarbakır Türküsü ‘Bahçada yeşil çınar, boyun boyuma uyar...’ türküsü bu bahçede yazılmıştır. Neyse şimdi türkünün hikayesine hiç girmeyeceğim biz bahçeye girelim. 8 bin yıldır tarım yapılan 10 bin dönümlük bu bahçelerde 180’den fazla kuş türü var ve eskiden sultanlar bülbül sesi dinlemek için gelirmiş Hevsel’e. Sesi anılarını anlatmak isteyen tonton bir dedenin o yaşanmışlık dilinden çıkmış gibi ve surların gölgesinde kalan o renkleri sanki Van Gogh tabloları, seyretmesi de paha biçilemez. 

12 bin yaşındaki şehirde geziyorum, 10 yaşında bir çocuk sevinciyle, ah o sesler, kimi zaman Suriçi Sokaklarında top oynayan çocuklardan kimi zaman bakıra vuran çekiçlerden geliyor ve birden başka bir ses çağırıyor beni, Bakırcılar Çarşısı’ndan Sülüklü Han’a.

1683 yılında Hanilioğlu Mahmut Çelebi ve kız kardeşi Atike Hatun tarafından yapılan Tarihi Sülüklü Han, farklı amaçlarla kullanılmış o gün bugündür. Kurtuluş Savaşı sırasında süvari birliklerinin karargahı olarak kullanılan Han, adını hanın içerisinde bulunan kuyudaki sülüklerden almış. Hekimler o dönemlerde tedavi amaçlı kullanıyormuş tabii sülükleri. Panik yok, gittiğimde sülük de yoktu, süvariler de. Şimdilerde bir cafe olarak kullanılıyor burası.

İçeri girdiğinimizde avlunun ortasında bulunan dut ağacının altındaki masada yer bulduğumuz için günün şanslısı ilan ettik kendimizi. Masama, henüz olmamış dutlar düştü, aklıma henüz düşemediğim yollar. Han’da ya hayatınızın belki de en güzel kahvesini içeceksiniz ya da Süryani Şarabı, seçim sizin ( e tabi ramazandan önce gittim bilginize J ). 

Veee gelelim Diyarbakır’ın kalbine, İç Kale’deyiz. 72 bin metrekarelik alana sahip, 20 burç ve 4 kapının da yer aldığı İç Kale, Hz. Süleyman Camisi ve 27 Sahabe Türbesi'nin bulunduğu alanın da dahil edilmesiyle Müze Kompleksi haline gelmiş. Aslanlı Çeşme ile karşılandığımız alanda, Taş Eserler Müzesi, Saint George Kilisesi (tahmin edin içeri girebildim mi hayır çünkü restorasyon var), Atatürk Müzesi de bulunuyor. 

​​​​​​

Hitit, Asur, Bizans, Roma, Artuklu, Akkoyunlu ve Osmanlılara ait eserlerin sergilendiği Arkeoloji Müzesi’nde ise 10.000’i aşan eserler mevcut. 

Diyarbakır’lılar surların gölgesinde, çimenlerin üzerinde, yüzlerini Hz. Süleyman Camisine çevrirerek Yasin-i Şerif okurken biz önce müzeleri gezdik, ardından Hevsel Bahçeleri manzaralı Müze Cafeye. Hz. Süleyman Camii çok kalabalıktı içine giremedim fakat dışından biri çok sevimli iki fotoğraf çekebildim. 

12 bin yıllık tarih dedik, sıra geldi en eski tarihi yerlere doğru yola çıkmaya. Ergani İlçesinde bulunan Çayönü Antik Kenti – Hilar Mağaralarına yaklaşık bir saat sonunda ulaştık. Burası birinci derece arkeolojik sit alanı ama maalesef gereken ilgiyi kanımca görmüş değil. 1964'te başlayan ve hala devam eden arkeolojik kazılar sırasında, Cilalı Taş Devri'ne ait önemli bulgulara rastlanmış. Buğday ve mercimek gibi bitkilerin ilk olarak bölgede ekildiğine dair kanıtlara ulaşılmış. 

Göçebelikten köy yaşantısına, avcılıktan tarıma geçilerek ‘Neolitik Devrim’ olarak bilinen döneme geçilmiş. Yapılan kazılarda kemikten yapılan kaşık ve çatal görevi gören aletler ile kaya mezarları da bulunanlar arasında ( neyin - kimin kemiği oralara girmeyeceğim ). Neolitik Çağ’da, bunları yazacağımdan haberdar olmayan atalarımızın yürüdüğü yollardan bir selamla ve teşekkürle ayrılıyorum. 

Deniz olan bir şehirde doğduğumdan ve yaşadığımdan mıdır bilemem ama, su görmezsem kendimi hapiste hissediyorum ben. Diyarbakır’da Dicle’den sonra hatta belki de daha fazla hayran olduğum Eğil Barajı’na götüreyim sizi.

Hem Peygamber Kabirlerine hem de Asur Krallarının Mezarlarına ev sahipliği yapan Eğil’e önce bir kuşbakışı bakmak istedik. Kur’an-ı Kerim’de iki ayette isimleri geçen Hz.Elyesa ve Hz. Zulkifil’in kabirlerinin olduğu tepeye çıkıyoruz. Kabirler, 1995 yılında Dicle Barajı sular altında kalacağından şu anda bulundukları yere, kalenin karşısındaki tepeye nakledilmiş. Hoparlörden dua sesleri geldiğinde bir kere daha Peygamberler Şehri’nde olduğumuzu anlıyorum.

Ölmeden önce görmeniz gereken yerler listesi vardır ya, iddia ediyorum bu manzarayı o listeye eklemek gerekir. Su yeşili baraja bakarken, sessizliğin sesiyle maneviyatın birleşmesine tanıklık etmek de nasip oldu, benim de şükür duam olsun.

Barajın kenarında cafeler olduğu gibi, tekneler de var ve yarım saatlik bir tekne turu yapabiliyorsunuz. Üç tarafı derin vadilerle çevrili Eğil Kalesi’ni ve Kaya Mezarları’nı yakından görmek için kaçırılmaz bir fırsat. Aynı zamanda barajda su sporları için de seçenekler var ama bizim zaman yok çünkü akşam uçak ve öncesinde son bir final yemeğim olacak.

Şehre tekrar geri dönüyorum, eee algıda seçicilik olsa gerek, övgüyü hakeden bir restorasyon çalışması var Diyarbakır’da ve bilbordlarda Valimizin sloganı ‘Başım, Gözüm Üstüne’ fazla derin bir cümle, kısa ama bitmeyen roman tadında. Baş ve Göz en kutsalımızdır vücudumuzda, sevdiklerimizi gözümüzden sakınır, başımızın üstünde taşırız. Misafirperver Diyarbakır da öyle yapıyor, başının gözünün üstünde gezdiriyor tüm sokaklarını.

Diyarbakır’a gelirken havalimanından bir story paylaşmıştım ‘ben iki kilo alıp döneceğim’ diye, ve bir çok ilimizin yazılı olduğu uçak kalkış ekranının fotoğrafını attım. Gittiğim şehri kimse tahmin edemedi. Hatay diyen Antep diyen çok oldu. Gönül rahatlığıyla diyebilirim ki Diyarbakır Gastronomide kısa zamanda çok daha iyi yerlere gelecek. İşte nedeni:

Buyurun dostlar buyurun Hancı Et Restorana. Açılışı bu mekanda bir akşam yemeğiyle yapmıştım ve finalde sıra. Diyarbakır Halkının misafirperverliğini işletme sahibi Şeyhmus Doğan’dan bir kere daha tescillemiş oldum.

Şeyhmus Bey 5 yaşından beri bu meslekte, aynı zamanda Turizm Otelcilik Bölümü mezunu. Mezopotamya’nın binlerce yıldır farklı kültürlere ev sahipliği yapmasından dolayı bu coğrafyanın çok şanslı olduğunu düşünse de gastronomide hakettikleri yerde olmadıklarının da farkında. Geçtiğimiz yıllarda Kültür Bakanlığı tarafından düzenlenen Gastroway Mezopotamya projesine bile Diyarbakır’ın sonradan eklendiğini belirtiyor üzülerek. Yalan yok, ben de bu topraklara gelmeden yemek kültürünün bu derece zengin olduğunun bilincinde değildim. 

Baştan anlaşalım rica ederim kulaklarımı çın çın çınlatmayın. Şimdi hangi birini anlatayım bilemedim ki. Arkadaşlarım tercihini ciğerden yana kullanırken bana önden bir tabak geldi, içli köftesinden tutun da lahmacununa kadar, bu arada ömrümde yediğim en lezzetli lahmacundu ki kıyma değil ince kesilmiş etlerle sarmalanmış, bitmesin istediğim kokusu hala burnumda tüten… 

Buram buram et ve samimiyet kokan mekanda kuzu gerdan ( erkek kuzudan ki burası önemli ), mumbar, portakallı ördek, hancı spesial, bıldırcın, kuzu pirzola, tandır ve onlarca seçenek var. Ben bi masaya geçiyorum bi tezgah arkasına, ‘Şeyhmus Bey ben gerçekten yiyemem daha fazla’ dedikçe olmaz bunun da tadına bakmadan gitmeyin diyor. Madem öyle, iki kiloyla değil üç kiloyla geri döneriz memlekete Allah affetsin diyorum. 

Finali de şef tabağı ile yaptım ki imkansız bitiremem dediğim tabağı o rayihası efsane baharatlarla harmanlanmış pilav da dahil bitirdim. 

Koşar adım yolumuzun üstündeki Hacı Levent’ten burma kadayıflarımızı da alıp vedalaştık Harikalar Diyar ( ı ) bakır ile. Hayattaki en zor şey, geçeceğin köprülerle, yakacağın köprüleri ayırt etmekmiş. Malabadi Köprüsü’nden geçemedim, bu şehre iki gün yetmedi ve ikinciye ziyaret etmek farz oldu.

Yeni yollara çıkabilmek ümidiyle,Peygamberler Şehri’ne bir sözle değil bir ayetle veda edelim o zaman.

Kuşlara dahi bir yol çizen Allah, insanı yolsuz mu bırakacaktı?

Beni Yaratan elbet yolumu gösterir. (Şuarâ Sûresi / 78.Âyet)

Hoş kalın, Hoşçakalın…

Yorumlar (6)
Hitaf 2 ay önce
Bitmeyen roman tadında bir yazı olmuş yine. 10 yaşındaki çocuk sevinçlerimiz hep taze kalsa keşke
Asuman Aşkın 1 ay önce
Emeğine gönlüne sağlık arkadaşım. Sayende nereleri geziyoruz. Bu yazıların tarihimiz gibi miras kalacak yemi nesillere. Bir kitapta toplamanın Arzu ederim
Ahmet 1 ay önce
Çok güzel görünüyor bu yemekler
Betül 1 ay önce
Yine çok güzel yazmışsın Ümran Hanım
Muzaffer Sabur 1 ay önce
Bitsin bu pandemi. Ben de gezmek istiyorum artık
Gülşen 1 ay önce
Tarihte bir yolculuk yaptım sanki bitmesin istedim kalemine yüreğine sağlık...
18°
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30
Günün Karikatürü Tümü
Namaz Vakti 20 Haziran 2021
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı