Halk TV programcısı, gazeteci Timur Soykan'ın kardeşine dün gece bir grup saldırdı. Annesinin yanında kardeşini döven grubu polislerin

serbest bıraktığını belirten Soykan, bu kişilerin belirlenmesi için emniyette kamera kayıtlarının incelendiğini belirtti.

Halk TV programcısı, gazeteci Timur Soykan, dün akşam Kireçburnu sahiline yakın bir sokakta annesi de yanındayken kardeşine yönelik saldırıyı anlattı. Sosyal medyada paylaşım yapan Soykan, "Burada kişisel olayları çok önemli olmadıkça yazmam. Ancak dün akşam yaşadıklarımızın haber değeri var. Yoldan geçenlere saldıran serserileri ve onları ellerindeyken serbest bırakan polisleri anlatacağım" dedi.

Kadınları korumak isterken saldırdılar

Soykan, akşam annesi ve kardeşiyle Sarıyer Kireçburnu sahilde yürüyüşe çıktıklarını ve eve dönüşte kendisinin arkadaşlarının yanına uğradığını söyledi. Annesi ve kardeşinin arabayı park ettikleri Kireçburnu sahilinin paralelindeki sokakta yürüdüklerini bu sırada da yukarı sokaktan gelen kavga seslerini duyduklarını aktaran Soykan "Sonra biri beyaz atletli, iki serseri onların bulunduğu sokağa bağıra çağıra giriyor. Kardeşim ve annemin önünde üç genç kadın yürüyor. Kardeşim, bu serserilerden korumak amacıyla bu üç kadın ve anneme kenara geçmeleri için eliyle işaret ediyor. İki serseri kardeşime arkadan saldırıp yere düşürüyor. Ardından annem çığlıklar atarken kafasına yumruklar atıyorlar" ifadelerini kullandı.

'Devriye Ekipler Amirliği'ne 50 metre uzakta'

Mahallelinin bu saldırganların daha önceki kavgasına da kardeşine saldırısına da tanık olduğunu belirten Soykan olayın devamını şu şekilde anlattı:

Bir beyefendi de saldırganlara müdahale ettiği için yüzüne yumruk darbesiyle yaralanıyor. Bu olay Sarıyer Kıreçburnu Devriye Ekipler Amirliği'nin 50 metre uzağında yaşandı.

Ben olayı duyup hemen geldiğimde bir ekip otosu ve 7-8 polis oradaydı. Kardeşimin tişörtü parçalanmış, annem panik içindeydi. İnsanlar toplanmıştı. Üst sokaktan yine kavga sesleri geldi. Saldırganlar geri dönmüş, daha önce kavga ettikleri kişilere yine saldırmıştı.

'Polis saldırganları tutuyordu'

Bir arbede yaşadık. Polisler bu saldırganları tutuyordu. İkisi de ellerindeydi. Kardeşime saldıran bu kişilerden şikayetçi olduğumu defalarca söyledim. Gözaltına alınmalarını istedim. Polisler de gözaltına aldıklarını söyledi. Bu sırada fenalaşan annemle ilgilenmem gerekti.

'Tarabya Karakolu'na götüreceklerini söylediler'

Olay yatıştıktan sonra tekrar sorduğumda polisler, saldırganları Tarabya Karakolu'na götüreceklerini, oraya gitmemizi söyledi. Ama bütün polisler oradaydı ve ekip otosu bizim yanımızdaydı. Gözaltına alınsalar görürdük.

'Mahalledeki kadın saldırganları serbest bıraktıklarını söyledi'

Tekrar sorduğum sırada mahalledeki bir kadın, saldırganları serbest bıraktıklarını söyledi. 75 yaşındaki annemi, yoldan geçen genç kadınları korumak isteyen kardeşime saldıran alçaklar ellerini kollarını sallayarak gitti.

'Polisler düşen telefonlarını da vermişler'

Hatta polisler bu serserilerin düşen telefonlarını da verip göndermişler. Polislere onlardan şikayetçi olacağımı söyledim ve şikayetçi olacağım. Polisler "Arbedede biz de darbe aldık" diye mazeretler sıralıyordu. Orada bunca tanık ve mağdur varken bıraktıklarına inanamadım.

'Polislerin elindeyken de saldırmaya devam ettiler'

Düşünün; 8 polis ve iki saldırgan. Bu kişiler ellerinde. Hatta o sırada bile serseriler bize saldırmaya çalışıyordu. İki kelepçe takmaları yeterli olacaktı. Ben tekrar tepki gösterince bildik yalana başvurdular. Onca tanık varken "Sen de bize saldırdın" dediler.

'Polislerin bıraktıklarını tespit etmek için kameraları incelediler'

Karakola giderek saldırganlardan şikayetçi olduk. Tarabya Karakolu polisleri gece bu kişilerin kimliklerini tespit edebilmek için güvenlik kameralarını tespit etmeye çalışıyordu. Yani o polislerin elindeyken bıraktığı saldırganları bulmaya çalışıyoruz.

'Daha büyük cüretle yoldan geçenlere saldırmaya devam edecekler'

Mahalledekiler son zamanlarda bu olayların çok sık yaşandığını söylüyor ve bu polislerin bıraktığı serseriler daha büyük cüretle yoldan geçenlere saldırmaya devam edecek. Birilerinin canını yakacaklar.

'Bırakan polislerle ilgili hem idari hem adli soruşturma açılması için başvuru yapacağız'

Saldırganların bulunması için sonuna kadar uğraşacağız. Onları bırakan polislerle ilgili hem idari hem de adli soruşturma açılması için tüm başvuruları yapacağız.

Duygusal Emekçiler: ÖĞRETMENLER! Duygusal Emekçiler: ÖĞRETMENLER!

Emniyet: Arbedede kaçtılar

Oda TV'nin haberine göre; olayla ilgili konuşan İstanbul Emniyeti Medya- Halkla İlişkiler ve Protokol Şube Müdürü Süleyman Gökdemir, serbest bırakma durumu olmadığını, saldırganların yaşanan arbede esnasında kaçtığını söyledi. Ayrıca Süleyman Gökdemir, Sarıyer İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün saldırganları yakalama çalışmalarının sürdüğünü ve en kısa sürede yakalanacaklarını da sözlerine ekledi.

'Tanıklar polisin bu kişileri telefonlarını da vererek bıraktığını çok açık ifade etti'

Timur Soykan ise bu açıklamaya tepki gösterdi ve "Emniyet saldırganların kaçtığını söylemiş. Kesinlikle arbeden sonra polisin elindeydiler. Ben defalarca sordum ve gözaltına alındıkları, karakola götürüldüklerini söylendi. Daha sonra oradaki tanıklar polisin bu kişileri telefonlarını da vererek bıraktığını çok açık ifade etti" dedi.

KAYNAK: halktv.com.tr