Espriyi ilk duyduğumda Vizontele’deki Deli Emin gibi “Şerefsizim ki aklıma gelmişti!” diye bağırdım. Bu espri bana aitti,

arkadaş ortamında defalarca yapmıştım ama Twiter’da ilk paylaşan kişi meslektaşım Necip Şenel olunca patenti de ona kaldı. Sağlık olsun.

Covid-19 tedbirlerinin en sıkı uygulandığı günlerde “P vitamini eksikliği çekiyorum. Para” diye bir twit atarak o sıkıntılı günlerde güldürmüştü bizi sağ olsun. Allah da O’nu güldürsün. Ancak o gün için güldüğümüz o espri son birkaç yıldır Türkiye’nin daha doğrusu Türk halkının kronik bir sağlık problemi haline geldi. Son birkaç yıldır bütün bir millet P vitamini eksikliği çekiyor. P vitamini eksikliği hastalığının daha ne kadar süreceği de, milletin bu hastalığa daha ne kadar dayanabileceği de belli değil.

P vitamini en önemli vitamin elbette. Çünkü P vitamininin eksikliği vücuda gerekli başka vitamin ve minerallerin de eksikliği sonucunu doğuruyor. Et, balık, peynir, yumurta, süt vb. gibi pek çok gıdanın fiyatlarındaki fahiş artış milletin bu gıdalara ulaşımını zorlaştırdığı için millet daha pek çok vitamin ve mineralden de mahrum kalıyor ve bunların eksikliğini hissediyor. Bu temel gıdalara ulaşamayan milletimiz de ekmeğe yani karbonhidrata yüklenmek zorunda kalıyor bu defa.

Geçtiğimiz günlerde, Ekmek Üreticileri İşverenleri Sendikası Başkanı Cihan Kolivar katıldığı bir programda "Ben ekmeği temel gıda maddesi saymıyorum. Ekmek aptal toplumların gıda maddesidir…. Bilimsel bir şey konuşuyorum, ezber konuşmuyorum. Türkiye'de kişi başı ekmek tüketimi 210 kg, İsveç, Norveç Danimarka, Japonya, İngiltere'de de 45-50kg. Bizim toplum ekmek ile doyduğu için böyle 20 senedir başında yöneticiler duruyor” şeklinde beyanda bulunmuştu.

Cihan Kolivar’ın beyanları hükümetin yalçın kayalıklarında sert rüzgarlar esmesine sebep oldu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni, devletin kurum ve organlarını aşağılama" suçundan hakkında soruşturma başlatılan Kolivar, tutuklama talebiyle sevk edildiği Sulh Ceza Hakimliği tarafından “Cumhurbaşkanına hakaret”  suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Kolivar’ın tutuklanması bir kez daha gösterdi ki memlekette ciddi oranda H vitamini (Hukuk) eksikliği de mevcuttu ve bu H vitamini eksikliği özellikle hakim ve savcılarda A vitamini (Adalet) yoksunluğuna sebep oluyordu.

Biz yine asıl konumuz olan P vitamini eksikliğine dönelim. Twitter’da son zamanlarda gençlerle yapılan sokak röportajlarına denk geliyorum. Yaş aralığı 10 ila 22 arasında değişen gençlere mikrofon uzatıldığında gençlerin kahir ekseriyetinin (benim izlediğim kadarıyla tamamının) bu P vitamini eksikliğinden kaynaklanan mutsuzluk ve daha da kötüsü geleceğe yönelik güvensizlik ve umutsuzluk hisleriyle dolu olduğunu görüyoruz. Bahsi geçen sokak röportajlarını izlediğinizde 10-12 yaşındaki çocukların bile hayata, geleceğe, ülkeye ve ülkeyi yönetenlere karşı güvensizlik duyduklarını ve hatta kızgın olduklarını görüyorsunuz. Videolardan birinde 10 yaşında bir çocuk diyor ki; “Şikayet edip konuşsanız bu defa da kapıya polis dayanıyor!”

Milletin P vitamini - H vitamini eksikliği çekmesinin, gençlerin ve hatta çocukların hayatlarının baharında mutsuzluk ve umutsuzluk yaşamasının tek bir sebebi var aslında; milleti yönetenlerin S (sorumluluk) vitamini eksikliği!

Neyse konu daha fazla dallanıp budaklanmadan yine P vitamini eksikliğine dönelim. Her şeyin başı sağlık sonuçta diyerek mevzuyu bağlayalım ve kapanışı sevgili Duygu Mert’in gelenekselleşmiş duasıyla yapalım;

İyi bir hafta olsun. Hastalara şifa, ruh ve beden sağlığınıza şifa; ÇELİK gibi SİNİRLER için DİRENÇ inşallah!