İZMİT BELEDİYESİ el değiştirdiğinden bu yana… İktidardayken yaşattıkları ‘ızdırap’ yetmiyormuş gibi bir de muhalefete düştüklerinden bu yana ızdıraptayız 3 senedir.

Niye mi?

Çünkü her ay yapılan İzmit Belediye Meclisi Toplantıları'nda da AKP’liler tek iyi, en iyi becerdikleri şeyi yapıyorlar! ALGI YÖNETMEYİ!

Öyle yapıyorlar ki bunu he mi de; Sanki bu kenti onlarca yıl ‘çiftlik’ gibi yönetmemişler, Büyükşehir’den İzmit Belediyesi Nevzat Doğan’a bir dolu şaibe içinde yönetim gerçekleştirmemişler gibi, pür-i pakmışlar gibi!

Rahmetli Nazif Tannur ağabeyim; bunların zamanında dert sahibi olmuştu adamcağız… Bir hafiye gibi, bir kamu denetçisi gibi tek başına araştırdığı pek çok konuda karşılaştığı ‘yamuk’ işleri kamuya yansıtmaya çalışırken göbeği çatlardı güzel insanın, mekanı cennet olsun.

Yapsınlar, muhalefet yapsınlar elbette.

“Dün dündür bugün bugün” Demirel veciz sözü aklınıza gelebilir evet elbette muhalefet yapsınlar. Ortada esamesini bırakmadıkları ‘demokrasi’nin olmazsa olmazı ‘muhalefet etme hakkı’dır tamam da yaptıkları muhalefet ya bel altı, ya çamur at izi kalsıncı!...

Kaldı ki ne dedi bir toplantıda Tutuş, Kaplan Hürriyet’e, “Biz fırsat vermiyoruz yoksa götüreceksin!”

Böylesi bir itiraf, böylesi bir kara mizah, böylesi bir ‘niyet okuyarak can çıkarmak ve yargısız infaz’ tarihte görülmemiştir…

Hocaoğlu, Tutuş ve diğerlerinde öyle bir algı yönetme becerisi var ki;  dersin, bu kadın 3 senedir ne kadar becerikli bir hırsızmış bunlara rağmen o biçim ‘götürüyor’!

Vatan genelinde AKP iktidarında su götürmez biçimde her gün başka bir haliyle ortaya dökülen yolsuzluk ve şaibeli dosyalar varken, CHP'nin Kocaeli'de tek sahip olduğu İzmit Belediyesi'ne ve Başkan Hürriyet'e her toplantıda yönelttikleri bu haksız ve 'boş' muhalefet tarzı en sabırlı insana dahi 'pes' dedirten cinsten!

Bir de ‘pekiştirici’ göreve sahip, Google reklamlarına bolca para basarak okunma sıralamasını yükseltmekte zorluk çekmeyen malum inşaatçıların; gazete, site koleksiyonları başta olmak üzere ‘görev adamları’ ile dolu öyle bir havuz medya var ki, ne zaman AKP’liler İzmit Belediyesi’ne saldırsa sayfa sayfa haber değeri bulup yapıyor -hem de nasıl iştahla yapıyor- ama kazayla Büyükşehir ya da farklı AKP Belediyesi’nin tek haberini bile yaparken ‘amman’ pamuklara sarıp sarmalayıp kamuya aktarıyor ya da hiçbirrrr şey olmamış gibi es geçip kafalarını çeviriyor haber bile yapmıyorlar. Hele bir de kendilerine ‘muhalif’ diyen bazı gazeteler var ki, kime muhalefet ettikleri konusunda tereddüte mahal kalmıyor birkaç gün haberlerini takip ettiğinizde…

*

İzmit Belediyesi’ne seçildiği günden itibaren ağababalarının cesaret edemeyeceği şeyi yapıp her meclis toplantısını, her etkinliği ve her ihaleyi canlı yayınlayan, naklen yayınlayan Fatma Kaplan Hürriyet iken, sadece bu özelliği ile bile ‘şeffaf’ belediyecilikte damga vurmuş insana ‘mikrofonlarımızı’ kapıyorsun asılsız suçlamasını getirecek kadar muazzam (!) bir muhalefet..

Yaşar Kardaş’ın cümleleri halen aklımda: “Yahu mikrofon, laf kesme gibi bi teknoloji yok ki burdaki sistemde. Aynı anda basarsanız mikrofon butonuna otomatik kesiyor sizi” deyip kapak ettiği..

Şimdi bu en basit dangoz mevzuyu geçelim bi kenara koyalım.

Bizler nasılsa sabır taşı edilmiş muhalif kitleyiz bu örnek koyar mı bize?!

**

Benim hatırladığım defalarca kez Başkan Hürriyet, bu yapılan ‘mobbing ve algı yönetim’ meselesine çıktı aslanlar gibi anlattı açıkladı ‘havanda su döven’ ama zaten tek dertleri ‘algı’ yaratmak olan AKP’lilere karşı açıklamalar yaparak kamuoyunu bilgilendirdi.

Belediyelerde en büyük RANT KAPILARINDAN BİRİ OLAN ‘araç kiralama’ meselesine yine karşı koyan ve ‘Belediyemiz araçların kiracısı değil sahibi olmalı’ diyen Başkan Hürriyet’ti!

Araçları satın alma teklifi bu güne kadar Başkan Hürriyet’e attıkları iftiraları bir kez daha boşa düşürdü

Kaldı ki göreve geldiğinden beri, isteseydi;

*Gülümse Kafe, Yeni Cuma, Cumhuriyet Kafe ve daha nice sosyal tesisi kişilere dağıtabilirdi, dağıttığı her şahıstan da amiyane tabiriyle 'payını' alırdı tarihte örnekleri çokça bilinen şekilde, YAPMADI! Saydığım müesseseler Belediye tarafından işletiliyor ve gördüğüm kadarıyla pek de güzel kar ediyor!

*İsteseydi kiralık olan fotokopi makinelerini kendinden öncekiler gibi kiralamaya devam edebilirdi

YAPMADI, Devlet Malzeme Ofisi’nden satın aldı!

İsteseydi araç kiralamasına devam ederdi ama daha ilk yılında hepsini satın almak istedi.

55 milyon kredi yetkisi istedi, vermediler. 

27 milyonunu verdiler. Bu parayla 71 adet kamyon ve iş makinesi aldı. Gerisini kiralamak zorunda kaldı.

Şimdi kiralama ihalesinin süresi bitiyor ve eylülde yeniden ihale var. Başkan Hürriyet ne yapıyor?

Son yapılan meclis toplantısında gündeme getirdi, kiralık araçları yeniden ihale yapmak yerine ‘satın alabilir miyiz’ diye soruyor. Üstelik satın alma maliyetleri 3’e katlasa da satın alma kurum lehine olduğu için.

İsteseydi kiralamaya devam da edebilir miydi? Edebilirdi. Aynen kendinden öncekilerin yaptığı gibi yani.

Geri dönüşümü bile ihale etti. Biraz geriye dönük araştırdığımızda eskiden Özkartallar adlı şirkete ihale yapılmadan bedava verildiği iddia edilen geri dönüşüm işine İzmit Belediyesi ihale gerçekleştirdi!

Bir de eskiden beri İzmit Belediyesi'nin ihalelerine giren, belediye ile geçmişte iş yapan firmalar var örneğin: Gersut inşaat, Akgüneş İnşaat, Semen yapı, Murat İpek Kulaca inşaat gibi... Bu firmalara doğrudan teminle bile iş veren Fatma Kaplan Hürriyet değil mi?

Yine 3 kez belediyenin gıda ve kırtasiye ihalesine Çetin Gıda isimli Diyarbakırlı firma girdi. Kırdı aldı ihaleyi. Başkan Hürriyet o firmaya değil de başkasına mı verdi?

AKP'li meclis üyelerinin neden bu firmalara sesleri çıkmıyor? 

*

Yetmedi ‘akrabasını işe aldı’ deyip durdular kaç kez SOYAĞACINI döktü ortalara (asla mecburiyeti yokken)

*

Bu pilav daha çoook su kaldıracak bunu da biliyorum. Her meclis toplantısında azıcık zeka pırıltısı gösteren insanlar canlı yayında meclis toplantısını izlerken gerilmeye devam edecek.

AKP’lilerin beğenmediği (!) Z Kuşağı’na dahil yeğenim bile ben meclis toplantısını takip ederken tesadüfen denk gelip 5 dakika izledikten sonra  ‘kim bu öndeki adam’ diye sorup ‘çok gıcıkmış’ dediği anda bende film koptu 😊 Bizim popüler siyasetçilerimizden, siyasi geleceğini ‘vekil’ olarak yapılandırma maksadı açık olan AKP'li İzmit Belediye Meclis üyesi Muharrem Tutuş’tu o adam.

Güzel Türkçemize son yıllarda eklenen ve ‘argo’ kategorisinde sayılan bir deyim var, 'SÜRTÜK' kadar feci değil rahat olun:  ben pek sık kullanırım: BOŞ YAPMAK

İzmit Belediye Meclisi toplantılarında, muhalefet yerine 'boş yapma'nın kitabını yazanları izlemeye devam edeceğiz bir süre daha. Net.

**

Okuyucuya not: Baba kaybetmenin şokunu üç aydır aşmayı başarabilmiş değiliz. İnançlı insan olmanın en büyük kazanımı olan ‘kader’e itikat, ruhumuzu iyileştirmeye devam ediyor.

Ama en azından artık buralardayız, kalemimizin köşemizle buluşması çok daha sık olacak.