Uyku, vücudun dinlenerek ve yeni güne hazırlanarak geçirdiği toparlanma süreci olarak biliniyor. Kaliteli bir uykunun ardından güne daha dinç ve enerjik başlanılabiliyor. Gün içinde öğrenilen bilgiler uzun dönem hafızaya uyku sırasında yerleştiriliyor. Ancak günlük hayatta uyku kalitesinin düştüğü zamanlar da olabiliyor. Özellikle stresli dönemlerde uyku kalitesi düşüyor ve uyumakta zorluk çekilebiliyor. Kalitesiz uyku da çeşitli sağlık sorunlarına zemin hazırlayabiliyor.

Kalitesiz uyku vücudu yoruyor 

Kalitesiz uyku, süre olarak yetersiz olan, kalitesiz veya dinlendirici olmayan uyku olarak tanımlanabilmektedir. Uyku kalitesini düşürmemek için dikkat edilmesi gereken bazı noktalar bulunmaktadır. Çok geç yatılmamalı, yatmaya yakın zamanda alkol, çay veya kahve tüketilmemelidir. Çay ve kahve uyarıcı olduğundan uykuyu geciktirmekte, alkol ise uykunun yapısını bozarak dinlendirici olmasını engellemektedir. Yatakta yeterince uzun zaman geçirildiği halde uykuyu başlatamama veya gece çok sık uyanma durumu, uykuyu kalitesiz hale getirmektedir. Kişi uyandığını fark etmediği halde uykuyu derinleştirememiş ve sık uyanmalar nedeniyle yeterince dinlendirici bir uyku uyuyamamış olabilir. Uykuda sık tekrarlayan solunum durması veya yüzeyelleşmesi de uykunun derinleşmesini ve dinlendirici olmasını engellemektedir. 

Sel, travma sürecini uzattı! Sel, travma sürecini uzattı!

Uyku süresi her bireye göre değişiyor

Uyku çocukların gelişiminde büyük katkı sağlamaktadır. Yenidoğan döneminde bebekler uyku ile büyümektedir. Her uyku evresi sonrası bebek enerjisini toplamakta ve yorulup tekrar uyumaktadır. Uyku ihtiyacı yaş aldıkça azalmaktadır. Erişkin bir insanın ortalama 7-8 saat uykuya ihtiyacı olabilmektedir. Bu süre kişiden kişiye değişiklik gösterebilmektedir. Günlük işleyişi sağlayabilmek için günde 10 saat uyuma ihtiyacı olan insanlar olduğu gibi, 5-6 saat uyku ile çok rahat eden bireyler de bulunmaktadır. 

Kaza ve hastalık riski artıyor

Eğer yeterli ve kaliteli şekilde uyunmazsa bağışıklık sistemi zayıflamakta ve vücut enfeksiyonlara açık hale gelebilmektedir. Bu nedenle sık sık hastalıklar ortaya çıkabilmektedir. Uykuda nefes durmaları ile karakterize bir hastalık olan uyku apne sendromu varsa ve tanı konup, tedavisi başlanmazsa bu da gündüz aşırı uykulu olma hali nedeniyle trafik ve iş kazalarına, kontrolünde zorluk çekilen yüksek tansiyon ve ritim bozukluğuna neden olabilmektedir. Bu sebeple uyku bozukluklarının tedavisi vakit kaybedilmeden gerçekleştirilmelidir. Bu konu ile ilgili olarak uyku bozuklukları konusunda uzman ekiplerin görev aldığı uyku merkezlerinde uyku testleri yapılmakta ve gerekli tedavi planlaması kişiye özel olarak yapılmaktadır.   

Uyku kalitesini yükseltmek için bunlara dikkat edin

1. Erişkinler için gerekli olan 7-8 saat uykuyu alabilmek için saat geç olmadan yatılmalıdır. 

2. Yatılan oda gündüz havalandırmalı, yatak çarşafları sık değiştirilmeli ve çok dar olmayan rahat kıyafetlerle uyunmalıdır.

3. Odanın sessiz ve karanlık olması uykuya dalmayı ve melatonin salınımını kolaylaştırmaktadır. Kişi eğer bir ışık kaynağına ihtiyaç duyarsa direkt yüze yansımayacak şekilde ışıklandırma yapılmalıdır.

4. Yatma saatine yakın çok sıvı almak, alkol, çay, kahve tüketilmesi uyku kalitesini bozacağından tavsiye edilmemektedir.

5. Yatmaya gitmeden önce beyaz ışık kaynağı denilen akıllı telefon, tablet ve TV ile uzun zaman geçirmek de uyarıcı olacağı için önerilmemektedir. 

6. Horlama, tanıklı apne, gündüz aşırı uyku hali veya sabah dinlenmemiş uyanma gibi şikayetler varsa, uyku apne sendromu açısından değerlendirilmek üzere uyku apne polikliniklerine başvurulması tanı konulması ve tedavinin başlanması açısından yararlı olacaktır.