Anavatanı olan Çin’in 2019 yılının son günlerinde,

Dünyanın 2020 yılının ilk ayında tanıştığı,

Covid 19 veya Coronavis salgın hastalığıyla,

Ülkemiz 11 Mart 2020 tarihinde Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca’nın yaptığı açıklamayla yüz yüze gelmişti.

16 Mart 2020 tarihinde ise İstanbul Kapalıçarşı’da bir esnaf salgın nedeniyle yaşamını yitirerek ilk kişi olmuştu.

11 Mart 2020’den günümüze kadar Sağlık Bakanlığı oluşturduğu Bilim Kurulu ile bir çok çalışma yaptı. Bu çalışmalar Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile yönetilen ülkemizde karara dönüştürüldü.

Kısıtlamalarla, sokağa çıkma yasaklarıyla, maske takılmasıyla, aşı uygulamasının başlamasıyla salgının önüne geçilmeye çalışıldı.

02 Mart 2022 tarihinde maske kullanımının mecburiyetten çıkarılması ve Covid 19’a grip hastalığı gibi bakılması gerektiğinin açıklaması sonrasında,

yaşanan gevşemenin getirdiği olumsuzluklara,

Ramazan ve Kurban Bayramı kutlamalarının eklenmesi,

Yaz aylarındaki tatil sürecinin yaşanması,

Yurt dışından gelen turistlerden para kazanacağız mantığıyla salgına yönelik hiçbir önlem uygulanmaması da eklenince ülkemiz ne yazık ki altıncı dalgayla karşı karşıya kaldı.

31 Mayıs 2022 tarihinden itibaren günlük vaka, vefat ve iyileşen hasta sayılarını açıklamaktan vaz geçen bakanlık, haftalık veri açıklayacağını duyurmasına karşın onu da sağlıklı olarak yapmaması bir çok soru işaretini beraberinde getirmeye devam ediyor.

Haftalık açıklama yerine 12 gün sonra açıklama yapan Sağlık Bakanlığı’nın 18 – 24 Temmuz 2022 verileri,

Vaka Sayısı 365 bin 424

Vefat Sayısı 157

İyileşen Sayısı 265 bin 962

Toplam Vaka Sayısı 15 milyon 889 bin 495

Toplam Vefat Sayısı 99 bin 341 oldu.

Bu verilere göre,

Vaka sayıları 11 – 17 Temmuz 2022’ye göre yüzde 61 arttı.

7 günlük vaka sayıları ortalaması ise 52 bin vaka oldu.

Vefat sayıları da 11- 17 Temmuz 2022’ye göre yüzde 64 arttı.

Kocaeli’de de Çayırova, Gebze, Darıca, Körfez, Derince ve İzmit’te vaka sayılarında artış yaşandığı iddialar arasında yer alıyor.

Bu verilerle birlikte hastahanelerde Covid 19 hastalarının arttığı gözlenmeye başladı.

Ayrıca etrafımızda, akrabalarımızda, tanıdıklarımızda, sosyal paylaşım sitelerindeki hesaplarımızda Covid 19’a yakalananların sayısı yükselmeye başladı.

Sağlık Bakanlığı grip hastalığı gibi olacak dese de son günlerde Covid 19’a yakalananlar hastalığın seyrinin hiçte öğle olmadığını ifade etmeleri Bilim İnsanlarının altıncı dalga iddiasını doğruluyor.

Günlük 52 bin olan vaka sayılarını ülkemizde bu yılın şubat ayının son günlerinde ve mart ayının ilk günlerinde görmüştük ve  ne yazık ki o günlere geri döndük.

Haftalık veriler paylaşılırken yapılan test sayılarının paylaşılmaması şeffaflıktan uzak kalınması bir başka sorun olarak karşımıza çıkıyor.

Değerli okurlar,

Covid 19 salgınının üzerinden geçen 28 aylık zaman dilimi sonrasında, salgınla mücadele etmesini biliyoruz.

Aşı konusunda bilinçli kişiler gerekli dozda aşısını oldu, hatırlatma dozları yapıldı.

Kapalı alanlarda, toplu taşımalarda, kalabalık ortamlarda bulunmak zorunda olanlar kendi önlemlerini alarak maske takmayı sürdürüyor.

Yaz ayları sonrasında okulların açılmasıyla başlayacak olan hareketlilik ve kentlerdeki kalabalıkların artmasıyla salgın konusunda daha farklı bir süreç yaşanmasına neden olacak.

Özellikle kapalı alanlara girmemiz gereken kış aylarında,

Covid 19 salgınının artışı gibi çok önemli bir sorun yaşamak istemiyorsak, önlemlerimizi almalıyız.

Peki toplumsal önlemleri alması gereken kurum olan Sağlık Bakanlığı ne yapıyor?

Ne zaman toplu önlem alınmasını açıklayacak?

Her halde yaz tatillerini hala tamamlayamadılar...