“YILBAŞI KUTLAMALARI" sözünü ilk defa 50‘li yılların başında duydum… Televizyonların olmadığı, sadece NURSES marka radyomuzdan duyduklarımızla yetindiğimiz yıllarda yani. Ama, yine de evimizde, hiç okula gitmemiş annem ile ilkokulu bitirmiş babamın konuşmalarına şahit olarak, müthiş (?) bilgilendiğimiz o dönemde, genelde ARALIK ayı içinde annemin: “Radyodan duydum Hasan, YILBAŞI KUTLAMALARI diye bir şey varmış" gibisinden, saflığa vurarak sorduğu sorulara, babam da genelde : “Onu ecnebiler kutlar hatun, çocukların aklına girme" tarzında, tatlı sert bir ses tonu ile cevap verirdi…

Aradan çok değil, sadece 10 yıl falan geçmişti. Bu 10 yıllık periyotta, kim veya kimler nerede veya nasıl bir faaliyet içine girmiş ve ne denli başarılı olmuşlardı ki, aynı babam: “Hepinizin adına birer tane MİLLİ PİYANGO bileti aldım, bu gece yarısı televizyona dansöz NESRİN TOPKAPI çıkacakmış, akşam yemeğinde neler var hatun ?" falan demeye başlamıştı bile…

Takip eden yıllarda, evlerimizdeki yemek listeleri giderek zenginleşmiş, çok yakın akrabalarımız, bazen de “akrabadan bile ileri“ diye nitelendirdiğimiz sevgili komşularımız davet edilmiş; fındıklar, fıstıklar, gazozlar alınmış, yeni yıla hep birlikte girme amaçlı programlar yapılmaya başlanmıştı. Artık düzen gerçekten çok değişmişti. Babalarımızın bize ÖCÜ gibi gösterdiği YILBAŞI GECELERİNDE, şimdi herkesin birlikte eğlendiğini, komşularımızın da takviye ettiği lezzetlerin topluca tüketildiğini, derin ve anlamlı sohbetler yapıldığını, hatta; çok eskiden kış gecelerimizin vazgeçilmez eğlencesi olan TOMBALA nın bile, bu özel geceye transfer edildiğini görüp, çok mutlu olmuştuk…

Yıllar yılları kovalamıştı... Değişmeyen tek şey, genelde YILBAŞI gecelerinin kar yağışlı olmasıydı. Şimdi bile sorsanız, o gece ile ilgili olarak aklımıza gelen ilk şey; pencerelerimizden sızan ışıkta, lapa lapa yağan kar ile camlarda onu izleyip, sevinçle zıplaşan çocuklar olur.

Artık bizler; tek kanallı siyah – beyaz televizyonlardan renkli ve çok kanallı televizyonlara, kablolu ve lambalı radyolardan transistörlü, elde taşınan ve her türlü yayını rahatlıkla takip edebildiğimiz günlere geçmiştik. Ara sıra: "TÜKETİM TOPLUMU OLUYORUZ GALİBA" diye çıkan ince ve çatlak seslere pek kulak asmıyor, duymamazlıktan geliyor, pek oralı olmuyor, hatta : “ASRIN NİMETLERİ” veya “TEKNOLOJİYİ HERKES KULLANIYOR, BİZİM NEYİMİZ EKSİK“ falan diyerek, Nesrin TOPKAPI’ yı, Özcan TEKGÜL’ ü, MEZDEKE’ yi, TANYELİ’ yi, ASENA’ yı ve DİDEM’i babalarımız ve sevdiklerimiz ile birlikte seyrederek, yemeklerimizi tüketiyor, hediyeleşiyorduk. Bazılarımız ise, işi daha da büyütmüşlerdi. Onlar, önceden ayırtılmış lüks mekanlara, diskolara veya barlara gidiyor, oralarda çılgınlar gibi içerek, eğlenerek ve dans ederek karşılıyorlardı YENİ YILLARI mızı…

Özetle : Yukarıda da belirtmeye çalıştığım gibi, eski “YILBAŞI KUTLAMALARI” mız, olanaksızlıklardan mı, babalarımızın üzerimizdeki baskılarından mı, yoksa, çok sık biraraya gelerek yaptığımız o muhteşem KIŞ EĞLENCELERİMİZ ‘ deki doyumdan mıdır nedir- pek şaşalı geçmezdi inanın! Ama, takip eden yıllarda, bizler de, hemen hemen her toplumu etkileyebilen o ışıkların, yıldızların, yaldızların, meşhurların, giysilerin, hindilerin, tavukların, tek kırmızı güllerin, sanayi tipi baklava ve böreklerin, çok sesli müziğin, çok farklı dansların, çok güzel dansözlerin ve çok çok güzel, göz boyayan herşeyin esiri olup, sağ salim (?) bu günlerimize ulaştık.

70 yaşın getirdiği tecrübem ile ben: Sade bir biçimde geçirip, akraba ve komşuluk ilişkilerimize tavan yaptırdığımız, yarım asır öncesinin o sıcacık YILBAŞI KUTLAMALARINI’mı ? Yoksa, günümüzde yaşanan : Yüksek volümlü müziği, yüksek fiatlı çiçekleri, içecekleri ve hediyeleri, yüksek amperli renkli ışıkları, yüksek hayalli, ama, bir gecelik dostlukları ile... Yüksek tavanlı eğlence merkezlerinde, yitirilmiş komşuluk ilişkilerini, yok edilmiş insan sevgisini ve mazide kalmış dostluklarını arayıp, bulmaya çalışanları mı beğeneceğime henüz karar veremedim.

Umarım sizler biraz daha detaylı düşünür, sağlam bir karara varır, mutlu yarınlara ve umut dolu YEPYENİ YILLARA yelken açarsınız…

Saygı ve sevgilerimle…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Savas tuncay 2018-12-22 00:51:01

Ben eskiyi istiyorum ancak elimden birsey gelmiyor Üzgünüm...

Avatar
MÜYESSER NİGİZ 2018-12-22 02:26:20

HÜSNÜ O GÜNLERE DÖNEMİYORUZ AMA HER YILBAŞINDA O ANILARLA YAŞIYORUM.KALEMİNE SAĞLIK HÜSNÜ KARDEŞ.

Avatar
Mefkure 2018-12-22 11:08:19

Harika bir yazı elinize yüreğinize sağlık keşke o günlere dönebilsek ah ah nerde o güzelim günler komşularımızla birlik beraberliklerimiz.